
İnegöl- İshak Paşa Cami ve Külliyesi

İnegöl İlçesi’nde merkezi bir alandaki cami, ordu komutanı, sadrazam ve çeşitli görevlerde bulunan İshak Paşa tarafından 1468-1469 yaptırılmıştır.
Dönem mimari ve süsleme özellikleri görülen binanın kabartma üçgen kasnaklara oturtulan iki büyük kubbesi dikkat çekmektedir.
Yığma ayaklar üzerine oturtulan beş küçük kubbe altında son cemaat yeri olan caminin genelinde taş, tuğla, ahşap ve mermer malzeme kullanılmıştır.
İnegöl Kent Müzesi
İlçe merkezindeki yüz elli yıllık binasının aslına uygun restore edilmesiyle oluşturulan 1054 m2’lik 2009 yılında açılan müzede 3000-3500 kişinin 2 binden fazla eşyası ile 15 bine yakın belge ve fotoğraf sergilenmektedir.
Oylat Kaplıcaları

Doğa harikası bir alanda yer alan ve üç kaynaktan beslenen ve acı bikarbonatlı suyu olan kaplıca, sedatif hastalıklarına iyi gelmektedir.
Konaklama tesilerine sahip kaplıcandan isteyen herkes yararlanabilir.
Oylat Mağarası
İnegöl ilçesindeki 665 m uzunluğundaki iki bölümlü mağaranın içi dar galerilerden oluşmaktadır. Mağaranın içindeki dev kazanlar ve damlataş havuzları büyük bir çöküntü alanında bulunmaktadır. İri blok ve dev damlataş şekillerinden (sarkıt, dikit ve sütun) oluşmaktadır.
İçinin sıcaklığı 14/17/ 19/29ºC, nemi % 47/55/78/90 olarak değişen mağaranın sarkıt, dikit ve sütunları son derece ilgi çekicidir.
Mudanya Mütareke Evi ve Müzesi

Yeni Türkiye Cumhuriyet’in en önemli anlaşması 11 Ekim 1922 tarihli Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalandığı yer Mudanya’da, Rus asıllı tüccar Aleksandr Ganyanof’dan Hayri İpar tarafından satın alınan 19. yy.’da inşa edilen bina 1937 yılında müzeye çevrilmiştir.
İki katlı ahşap evde antlaşmasının imzalandığı salon ve İsmet Paşa ve Asım Gündüz Paşa ile yaverlerinin yatak odaları bulunmaktadır.
Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu müzede ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler de sergilenmektedir.

Mustafakemalpaşa – Kösehoroz Şelalesi
Mustafakemalpaşa Çayı’nın kollarından olan Alev (Kocaçay) Çayı’na dökülen, adını Devecikonak yakınlarındaki su değirmeninden alan Değirmendere üzerinde 18 m yükseklikten suyu düşen şelalenin önünden kaya bir gölet bulunmaktadır.
Tümbüldek Kaplıcaları
Mustafakemalpaşa’ya 15 km uzaklıktaki kaplıcaların soğuk su kaynağı 21°C, sıcak kaynak suyu ise 50°C’dir.
Kaplıcanın amonyumlu suyunda nitrit olmaması kirliliği önlemektedir.
Romatizma başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelen suyu kaplıca ve yakınında tesislerde rahatlıkla kullanılmaktadır.
Keleş- Gelemiç Köyü Mağarası (Kayalıdere Kanyonu)

Keles ilçesindeki Kocasu (Atranos) Nehri üzerinden akan kanyondan yarım saat yürüyüşle ulaşılan mağaradaki doğal oluşumlu sarkıt ve dikitlerin arasında üç bölümlü bir galeri bulunmaktadır.
Kanyon, mağara ve bölgenin muhteşem doğası bölgeye çok sayıda ziyaretçi çekmektedir.
Mağara girişinde Bizans Dönemi’nde yıkım geçirerek değişime uğrayan bir adet sarnıç dikkat çekmektedir.
Kemaliye Köyü Cami
Keles -Kemaliye köyündeki cami, kitabesine göre 1874-1875 yıllarında inşa edilmiştir.
Dönem mimari özelliklerine göre taş ve tuğla malzemenin çoklukla kullanıldığı caminin içindeki harim, mihrap, minberi ile avludaki revaklı son cemaat yeri farklı (kare, dikdörtgen, yuvarlak, silindirik) geometrik şekillerde tasarlanmıştır.
Cami içinin kalemişi ve ahşap süslemeleri, panoları, perde, sütun ve selvi, dal, vazodan çıkan çiçek motifleri son derece dikkat çekicidir.
Kent ve Çevresindeki Diğer Yer, Yapı ve Yapıtlar
Bursa ve çevresinin de çeşitli dönemlere tanıklık eden diğer yapılardan özellikle Bitinya Devleti tarafından yaptırılan daha sonra MÖ 1. yy. da tekrar inşa edilen ve sonraki ulusların –Roma, Bizans ve Osmanlı- onardığı, iki burca sahip, halen 2 km uzunluktaki surları görülebilen, farklı yönlerden girilen 5 kapısı- Hisar, Yer, Zindan, Pınarbaşı, Kaplıca kapıları- bulunan Bursa Kalesi ile Kestel ve Ürünlü Köyü- Kite kaleleri de tarihi yapıların başında gelmektedir.
Osmanlı tarihinin ilk dönemlerinden başlayan kentin en önemli ve canlı merkezlerinden olan kervansaray ve hanlardan bazıları; 1490- 1491 yılında, II. Beyazıd tarafından, İstanbul’daki vakıf yapılarına gelir sağlamak amacıyla 90 odalı olarak yaptırılan, kentin merkezinde, halen çarşı olarak kullanılan ve dönemin mimari ve süsleme özelliklerini yansıtan içinde şadırvanlı geniş bir avlusu ve bir mescidi olan Koza Han, 300 yıl borsa olarak kullanılan, Orhan Gazi tarafından yaptırılan Kapan Han, 14. yy. dönemin ilk hanlarından kabul edilen Orhan Bey tarafından yaptırılan, avlulu, 36 mahzeni ve 8 odalı Emir Hanı, Pirinç, Eski Yeni- Tahıl, İpek- Faytoncular hanları, İneğöl- Ortaköy Kervansarayı, Karacabey- Issız Han, Geyve, Tuz Pazarı, Gürsu- Hoca Tursun, Rüstempaşa Çukur-Kütahya hanları ile Kapalı Çarşı ve Bedesten Çarşısı ve 14.yy. İsmail Bey ve Meydan, 15. yy. Hacı Hamza ve Orhan Bey hamamları da dönemlerinin mimari, yaşantı vb. özelliklerini yansıtan kentin önemli tarihi varlıklarıdır.

Ayrıca yine yolları, kentleri birbirine bağlayan köprülerden, II. Murad’ın kardeşi Selçuk Hatun tarafından yaptırılan Mutlu Evler yakınındaki Osmanlı Köprüsü, Kurşunlu Köyü, Demiroluk, Maksem, Setbaşı, Irgandı, Maydulak, Tatarlı, Demirtaş, Abdal, Geçit, Nilüfer ve Mihraplı köprüleri bulunmaktadır.

Kent ve çevresinde bölge tarihinin ve yörenin çeşitli parçalarını sergilediği için gezilmesi gereken çok sayıda müzeden- Arkeoloji, Türk İslâm Eserleri, Atatürk ve Kültür, Bursa Kent, Merinos Tekstil Sanayi, Karagöz, Ormancılık, Uluumay- Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları, Anadolu Arabaları, Hüsnü Züber Evi, Basın Müzesi, Bursa- Gemlik Celal Bayar, İnegöl Kent, ve İnegöl Mobilya Ağaç Sanayi müzeleri-bulunmaktadır.
Ayrıca Abdülmecid zamanında, 19. yy. ampir üslupta, ahşaptan yapılan avlusundaki çini çeşmeyle de dikkat çeken Cumhuriyet- Hünkâr Köşkü de önemli bir tarihi yapıdır.

Tarihi yapı ve yapıtların yanında Bursa yakınlarındaki diğer önemli ve doğal alanların başında 2543 m yüksekliğinde, antik dönemde tanrıların oturduğuna inanılan altı dağdan biri, içinde çok sayıda doğal oluşum, ormanlık alanlar, yabani hayvanları barındıran Çobankaya, Sarılan, Bakacak ve Kiralıyayla olmak üzere çok sayıda kayak ve piknik alana sahip Uludağ Milli Parkı hem yazın hem de kışın çok sayıda ziyaretçiyi dağa ve dolayısıyla bölgeye çekmektedir. 1750 m yüksekte de kayak pistlerinin bulundu alanda toplam 20 km’lik parkurlar bulunmaktadır.
Uludağ, 1961 yılında turistik, doğal yapıyı korumak için ve bilimsel özellikleri dolayısıyla milli park ilan edilmiştir.

Ayrıca tarihi, taş sokakları, geleneksel evleriyle geçmişten günümüze güzel bir geçit sunan Uludağ’ın eteklerinde, Nilüfer Çayı kıyısındaki Gümüştepe- Misiköy- Misipolis son derece güzel keyifli bir gezi güzergâhı kabul edilmektedir.

Bunun yanında Bursa tarihi ağaçları özellikle çınarlarıyla da tanınan bir ildir. Bu ağaçların en tanınanlarından biri de, Uludağ yolundaki İnkaya Köyü’ndeki 570 yaşındaki İnkaya Çınarı, Orhaneli yolunda meşe ağaçlarıyla çevrili Palamutluk, Karacabey- Bayramdere Ayı Koruma Bölgesi, Hayvanat Bahçesi ile her yıl binlerce kişi ziyaret etmektedir.
Ayrıca Ulubat Gölü kıyısındaki antik dönemdeki Apollonia Antik Kenti olan Gölyazı Beldesi hem doğal hem de tarihi değerleri bir arada taşıyan sakin bir yerleşim yeridir.

Göldeki balıklar temel geçim kaynağı olan Gölyazı, Aras, Derekızık- Mustafakemalpaşa- Suuçtu, Saitabat Şelaleleri, Karacabey, Mudanya ve Gemlik, Yeniköy, Bayramdere -Malkara plajları ziyaretçilerine huzurlu bir ortam sunmaktadır.

Bölge tarihi kadar doğal ve şifalı merkezler açısından da son derece zengindir. Bunlardan bazıları; Merkez- Çekirge, Vakıfbahçe Oylat, Mudanya- Bademlibahçe, Armutlu-Armutlu, Orhaneli-Ağaçhisar- Ağaçhisar kaplıcaları, Sadağ- Kaya hamamları, Mustafakemalpaşa- Dümbüldek Hamamı, İnegöl- Çitli Madensuyu, içme suyu ile dikkat çeken Kazancıbayırı’dır.

