DİYARBAKIR/Lice- Kulp-Hani – Çınar ve Siverek 

Lice- Bırkleyn Mağaraları

Kent merkezine 90 km uzaklıkta, Bırkleyn Çayı üzerinde ve Diyarbakır- Bingöl karayolu üzerinde yer alan mağaralar dördüncü jeolojik zamanda çökerek oluşmuşlardır. 

İçinden ölümsüzlük suyu aktığına inanılan mağaraların üzerinde 400 m uzunlukta zengin fosillerden oluşan iki adet fosil mağara daha yer almaktadır. 

Antik dönemde ölülerin yeraltına indikleri alan olarak kabul edilen mağaranın kapısında bulunan yazıt ve stellerin tarihi MÖ 1114 Asur Kralı Tiglatplaser’e ait olduğu düşünülmektedir.

Mağarada yer alan diğer stel ve yazıtların III. Salmanasar’a ait olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. 

Kabartmalardaki Asur işlemeleri, giysiler ile figürlerin sağ ellerinde balta ve sol ellerdeki kılıçlar mağaradaki Kuzey Mezopotamya’ya özgü Hassuna- Samarra seramikleri de son derece dikkat çekici unsurlardır.  

Lice- Ashabı Keyf Mağarası

Ülkenin pek çok yerinde olduğu gibi Putperest krala karşı koyan ve çeşitli işkencelere maruz kalan Ashab-ı Kehf ‘in yanlarına aldıkları bir köpekle tam 309 yıl boyunca bu mağarada uyudukları rivayet edilen Ashab-ı Kehf’i çok sayıda insan ziyaretin edilmektedir.

Ayrıca; Lice- Çeper Hanı, Çeper Kalesi, Ashab-ı Keyf Mağarası vb. bölgede görülmesi gereken önemli tarihi yapılardır.

Kulp- Ağaçlı Kalesi

Kale, Kulp- Ağaçlı Beldesi yakınlarında doğal bir tepe üzerinde, Roma İmparatorluğu döneminde yığma taştan yapılan kalenin surlarla destelendiği görülmektedir. 

Evliya Çelebi, Ağaçlı ve civarında demircilikle uğraşan çok sayıda ustanın olduğundan ve bunların yaptıkları kılıçları gelip geçen kervanlara sattıklarından Seyahatname adlı yapıtında bahseder.

Ayrıca Kulp’ta; Kefrum Kalesi, Telli Ağa Köşkü, Taşköprü, İnkaya (Kanikan) mağaraları, Korukçu ve Barın mağaraları, Andok (Berbihiv) dağları ve Şeyh türbeleri.

Kocaköy- Ambar Vadisi, Hazro- Tercil Kalesi, Ulu Cami, Derebeyi Saray kalıntıları ziyaret edilebilir.

Hani- Aynkebir Havuzu

Diyarbakır’a 64 km uzaklıktaki Hani ilçesinde yer alan havuz, MÖ 2000 yıllarında Hurriler Dönemine tarihlenir. 

İlçe merkezine 2 km uzaklıkta, Ulucami ile Hatuniye Medresesi arasındaki havuzun suyu Hani Dağı eteğinden 9 kemerli bentlerden çıkarak bir havuz oluşturmaktadır. 

7 gözden su akan su ile beslenen Aynkebir Havuzu  bölgenin  en önemli su kaynağıdır. 

Havuzda çok sayıda alabalık bulunmaktadır. 

Adının anlamı Zazaca Çeşme, Heni sözcüğünden alan Hani kentinin tarihi MÖ 8. yy.’a gider. 

Denizden 1200 m yükseklikte, Elazığ- Sivrice’den doğup Irak’ı geçerek Fırat ile birleşip 375 bin km2’ lik havzayı sulayarak Şattülarap- Basra körfezine dökülen, 1900 km uzunluğundaki Dicle Nehri’ne 18 km uzaklıkta, dağlık bir yerleşim yeri olan Hani, uzun yıllar Nirbi’lerin yerleşim yeri olmuştur. Urartular ve Asurlular arasındaki çatışmalara da sıklıkla sahne olan kent, MÖ 1280 yılında Asur Kralı I. Salmanassar ile yaptıkları savaşta yenilen Nirbilerden çok uzun yıllar sonra Türkler ve İslamiyetle tanışmıştır. Halen kentte, yaşayan insan toplulukların izlerini görmek mümkündür.

Hani- Anakaris Şifalı Su

Hani merkeze 70 km uzaklıkta yer alan Anakaris Şifalı Suyu MÖ 8. yy. a tarihlenmektedir.

Anakaris Şifalı Suyunun böbrek ve karaciğer hastalıklarına iyi geldiği için çok sayıda ziyaretçi vardır.

İlçede tarihi ve coğrafi öneme sahip görülmesi gereken yerlerden;  Zamanında Kızıl Kilise olarak bilinen mekanın üzerine 15. yy. da inşa edilen Selçuklu mimari özelliği gösteren ve sık sık onarılan Ulu Cami’nin avlusuna daha sonra kesme taştan bir şadırvan eklenmiştir. 

1102-1409 yıllarında Anadolu’da hüküm süren Türkmen hanedanı, Artuklulardan kalma Sancar Şahin Validesi Zeynep Hanım tarafından 13. yüzyılda klasik dönem mimarisine uygun olarak yaptırılan, taş işçiliği, mihrap nişinin üst kısmı zengin bezemesi, çiçekli bir zemin üzerine yazılan ayetlerin hat sanatı ile dikkat çeken (Zeynebiye (Suri) Medresesi) Hatuniye Medresesi, 1823 yılında Halidi Tarikatı kurucusu Mevlana Halid Ziyâeddin’in küçük oğlu Şehabeddin Ahmet’in mezarı  ile ilçeye 2 km uzaklıkta suyunun sarılık hastalığına iyi geldiği düşünülen Aynkeris Şifalı Suyu, ilçeye 8 km uzaklıkta alabalıklarıyla ünlü ,saniyede 6m3’lük  suya sahip Koki Çayı, Yasin Minaresi ve Seyyid Cafer-i Tayyar Cami ve Türbesi de yerel halk tarafından çoklukla ziyaret edilen yerlerdir. 

Ayrıca Hani, tahıl, pamuk, yaş ve kuru meyveleri, çökelek tereyağı üretimi ve kereste satışıyla da öne çıkmaktadır.

Çınar- Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı

Kale, Diyarbakır, Mardin ve Amida ile Dara arasında Diyarbakır’a 32 km, ilçeye 13 km uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi’nde tarihi MÖ 882- MÖ 611 Asur dönemine giden yerleşim yerinde bulunmaktadır. 

Çok sonraları MS 3. yy. Roma’da askeri garnizon da eklenen yerleşim yeri ve etrafındaki yapıların çoğu 639 yılına İslamiyete kadar kesintisiz kullanılmıştır.

Antik ticaret yolu üzerine tüm vadiyi gören 124 m yüksekte inşa edilen  Zerzevan Kalesi, Roma İmparatorluğu döneminde savunma amacıyla yapıldığı ve  bölgedeki en önemli Roma dönemi mimari eseri kabul edilmektedir.  

Kale, Özellikle Romalılar ve Sasaniler arasında büyük savaşlara sahne olan kale MS 491-518, I. Anastasios ve  MS 527- 565 Justinianos dönemlerinde onarılmış, halen görülen bazı bölümler eklenmiş ve tüm bu onarımlarla etrafındaki çok sayıda eserle gün yüzüne çıkarılmıştır. 

Roma’nın ezoterik ve gizem inancı, tören ve ayinleri gizli ışığın, savaşın, adaletin savunucusu Mithras (Güneş Tanrısı) dinine ait 1900 yıllık imparatorluğun doğu sınırındaki ilk kutsal alanı olan yeraltı, kaya oyma Mithras Tapınağı,  Mithras’çıların kaldıkları yerler de bulunmuştur. 

Giriş kapısında ise yazıt ve sembolleri görülen, 7 m uzunluğunda, 5 m genişliğinde, 2,5 m yüksekliğindeki tapınağın doğu duvarında ışın tacı motifi ve ana kayaya oyulmuş sütunlar, düzgün oyulmuş su çanağı ve hemen önünde yapının zemininde havuz, ortada büyük, yanlarda ise iki küçük niş, ortadaki büyük niş etrafındaki iki sütunun üzerinden yükselen kuşak üzerinde boya kalıntıları, tavan kısmında simetrik olarak yapılmış dört adet hayvan bağlama yerleri dikkat çekmektedir. 

Gizli yer altındaki mağaralarda veya tapınaklarda ibadetler yapılıyordu. 

Bu tapınakta da Roma’da MS 2. ve 3. yy. yaygınlaşan dışarıya kapalı, yedi aşamadan geçen erkekler ayin ve törenleri gerçekleştiriliyordu.

Gizem dini kabul edilen Mithras, Roma’nın tüm topraklarda özellikle askerler, tüccar ve aristokratlar arasında oldukça yaygın olup dünyada 400 adet tapınağı olduğu varsayılmaktadır.

MS 4. yy. da resmi din kabul edilen Hıristiyanlıkla beraber önemini yitiren ve yasaklanan Mithras din ile birlikte tapınağın ziyaretçilerinin sayısıda azalmış zamanla da bitmiştir. 

Kale ve tapınak çevresinde yapılan kazılarda 60 dönümde, 12 m -15 m yüksekliğinde, 1200 m uzunluğunda sur kalıntıları, 21 m yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı, yer altı kilisesi, 400 kişinin sığacağı yer altı sığınağı, konutlar ve gizli geçitler ve  2017 yılında ortaya çıkarılan Mithras Tapınağı ile de ünlü Zerzevan Kalesi 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir.

Siverek-Karacadağ Kayak Merkezi

Diyarbakır ile Şanlıurfa-Siverek arasında, denizden 1919 m yükseklikteki Karacadağ eteklerinde yer alan Karacadağ Kayak Merkezi’nin kışın ziyaretçisi oldukça çoktur.

Dünya standartlarında tasarlanmış 700 metrelik kayak pistlerinin yanında yeni ve tüm gereksinimlere cevap verebilecek şekilde tasarlanan merkezde çok sayıda teknik ekipmanları, kaliteli restoranları, kafeleri ve kayak ekipmanları kiralayabileceğin tesisler bulunmaktadır. 

Her yaş grubu için kayak eğitimleri sunan Karacadağ Kayak Merkezi, Diyarbakır’a bir saat uzaklıktadır.

Ayrıca; Eğil- Kale ve Mezarları, Deran mağaraları, hamamlar, su sarnıcı, Taciyan Cami, Nisanoğlu Türbesi, Lice- Berk Mağarasında Asur dilinde yazılmış yazı ve yazıtlar, Bismil- Dakyanus yıkıntıları, Üçtepe, Kenantepe, Gire Dimse, Kortiktepe, Gire Cano, Şahintepe, Ziyarettepe, Silvan’da Ortaçağ’dan kalma harabeler ve yazıtlar, Çermik’te Artuklular zamanında 1179 yılında Zübeyde Hatun tarafından yaptırılan Haburman Köprüsü bulunmaktadır.

Eğil- Berkam Köyü- Eshab-ı Keyf  Mağarası ve Kalesi, Ergani – Hilvan Mağarası kabartma ve resimleri ilginç ve görülmesi gerekli yerlerdendir. 

Çermik- Ulu Cami, Lice- Atak Kalesi, Zülkarneyn Kalesi ve Dacianos (Dakyanus)- antik kenti, Saray Hamamı, Çeteci Abdullah Paşa Medresesi, Çermik Kalesi, Belkıs Kaplıcaları, Silvan-Mafarkın- antik kenti, Amini- Dicle Kalesi, Ayindar (Hazro ) Kalesi, Roma dönemi Çermik Kalesi, Çüngüş- Tek Kale, Kefrum- Kulp- Kefrum Dağı Kalesi, Mihrani Hazro- Ülgen- Mihrani Köyü Kalesi, Mir Hıdır- Çınar Kalesi, Osmaniye- Ergani Kalesi, Tercil- Hazro- İncekavak Kalesi, Gomitecil Kalesi, Aktepe Minaresi, Çınar- Güzel Şeyh Yazlık Sarayı, Süleyman Ağa Mağaraları ve Tahtı, Zerzevan Kalesi ve Göğsu, Güzel Kuş dili, Kavs ve Gamgötürmez’ de gezilmesi gereken yerlerdendir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top