BURSA/ Hamamlar, Hanlar, Çarşılar, Müzeler, Kütüphane, Parklar, Bahçeleri, Köprüler, Kuleler ve Anıt Mezar 

Ördekli Hamamı Kültür Merkezi- ( Eski- Yeni Hamam)

Yıldırım Bayezid zamanında hamam olarak yapımına başlanan bina, Çelebi Mehmed zamanında ve çifte hamam olarak tamamlanmıştır. 

Çandarlılı İbrahim Paşa’nın 1485 yılında çeşme eklediği bina dönemin hamam mimari ve süsleme özelliklerini gösterir.

Zaman zaman harap olan ve onarılan yapı, 2006-2008 yılında restore edilirken işlev değiştirerek iki adet seminer, fuaye, kahve ve sergi,  geleneksel sanatlar kurs ve uygulama salonlarıyla Türk mutfağının servis edildiği bölümler eklenerek kültür merkezine dönüştürülmüştür.

İsmail Bey Hamamı

Tarihi ve mimarı bilinmeyen çifte hamamın Selçuklu ya da Osmanlı dönemlerine ait olabileceği görüşü mevcuttur.

Kuzey-güney yönünde toplamda dört kubbeli mekanları ile doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı altı mekandan oluşan hamamın örtü sistemi ve mukarnasları tuğladır. Yapının genelinde moloz taş, tuğla kullanılmıştır. Bina şu an koruma altındadır.

Çakır (Çakırağa) Hamamı

Bursa ve İstanbul Subaşısı, Sekban ve Çakırcı Başı görevlerini yürüten Çakır Ağa tarafından yaptırılan (kadın-erkek) çifte hamam kesme taş ve tuğla karışımıyla inşa edilmiştir. 

Geniş ve yüksek bir kubbe ile örtülü hamama gelir sağlamak için etrafına dükkanlar da yapılmıştır. 

1962 yılında geniş çaplı bir onarım geçiren hamam kente 15. yy. mimarisini yansıtan önemli bir yapıdır.

Çekirge Adak ( Kadın ) Hamamı

Kentin önemli ve merkezi ilçelerinden Çekirge, I. Murad Caddesi’de bulunan 1365-1370 yıllarında  inşa edilen hamam, bugün yol seviyesinin altında kalmıştır. 

Kadınların ücretsiz kullandığı hamamın sularının şifalı ve kutsal olduğuna inanılır.

Osmanlı hamam mimari (soğuk, sıcak ve ılıklık bölümleri) özelliği gösteren yapının kapısında deniz dalgası motifi vardır.

Taş ve tuğla karışımından inşa edilen hamama uzun bir kordonla girilir.  Üzeri kubbe ile örtülü hamam kentin en önemli tarihi tanıklarındandır.

Kükürtlü Kaplıcaları

İl merkezi ile Çekirge Semti arasındaki kaplıcaların Bademli Bahçe Kaynağı’nın yedi su kaynağından beslenmektedir.

Erkekler kısmı I. Murad, kadınlar kısmı da II. Bayezid tarafından yaptırılan kaplıcaların sıcaklığı 54- 84 C derecedir.  Suyu kükürtlü ve radyoaktif olması nedeniyle sağlık (damar ve iltihap hastalıkları) için önem verilmektedir.

Zamanla eklemelerle genişleyen yapı halen Uludağ Üniversitesi bünyesinde, Atatürk Rehabilitasyon ve Araştırma Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Eski Kaplıca (Armutlu Hamamı)

Bizans Hamamı olduğu düşünlen kalıntıların üzerine I. Murat tarafından 1394 yılında çifte hamam olarak taş ve tuğla malzeme ile yaptırılan binanın ortasında büyük bir şadırvan bulunmaktadır.

Hamamlarda olması gereken bölümlerden üzeri kurşun kaplı iki kubbeli soğukluk kısmı 1511 yılında II. Bayezıt tarafından eklenmiştir. Bu bölümün altında mahsen ya da ahır olarak kullanıldığı varsayılan bir bodrum katı mevcuttur.

Sekiz sütunlu yuvarlak kemerin taşıdığı kubbe altında kalan ılık bölümünün merkezinde bir küçük şadırvan ve küçük bir oda bulunmaktadır.

Üzeri kubbe ile örtülü sıcak bölümünün kubbesi de Bizans dönemine ait sekiz sütunlu kemer tarafında taşınmaktadır. Hamamın içinde de 7 m çaplı, Bizans dönemine ait aslan ağzınından çıkan suyla dolan bir de havuz bulunmaktadır.

Hamamın çatısı önceleri kurşun kaplı olsa da 1612 yılında kiremitle değiştirilmiştir.

Yeni Kaplıca Erkekler Hamamı 

Kentin en tanınan yapılarından, önceleri  küçük bir hamam olarak inşa edilen Yeni Kaplıca, hiç karışmadan gelen sıcak suyu nikris (gut) hastalığına (eklemlerin içinde ve çevresinde küçük kristallerin oluştuğu bir artrit rahatsızlık) iyi geldiği saptanınca Kanuni’nin damadı Rüstem Paşa tarafından 1552 yılında, dönem mimari, süsleme özelliklerine göre moloz taş-tuğla ile genişletilerek yaptırılmıştır.

Timurtaş Paşa (Demirtaş Paşa) Hamamı 

Bayezid dönemi, 14. yy.’da Demirtaş Paşa’nın oğlu Oruç Bey tarafından yaptırılan ve zamanla harap olduğu için kullanılmayan, dönem mimari özellikleri gösteren hamam, 1987 yılında aslına uygun onarılarak hizmete açılmıştır.

Yıldırım Hamamı

Yıldırım Külliyesi içinde caminin batısındaki hamam, 15. yy. hamam mimari özelliklerine göre Bayezid  tarafından yaptırılmıştır.

Tuğla ve moloz taş malzemelerin kullanıldığı kare planlı, tek ve küçük hamamın soyunma, ılık ve sıcaklık bölümleri vardır. 

Tüm bölümlerin üzeri farklı ölçülerde kubbelerle örtülüdür. Yapı, çeşitli kereler onarılmış ve halen kullanılmaktadır.

Mahkeme ( İbrahim Paşa) Hamamı 

Bursa merkezinde, İbrahim Paşa Cami yakınındaki hamam, 1421 yılında İznik’teki imarete ve yedi köye gelir sağlamak için İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Kesme taş ve tuğla malzeme ile çifte hamam olarak inşa edilen binanın soyunma, soğuk, ılık ve sıcak bölümleri vardır.

Dönem hamam mimarisine göre yapılan sade süslemeli hamamın tüm bölümlerinin üzeri farklı ölçülerdeki kubbelerle örtülüdür.

Yeşil (Sofu Bedreddin, Köse, Türbedar Köse Ali Paşa) Hamamı

Bursa merkezi, Yeşil Caddesi’nde, Yeşil Medrese’ye gelir sağlamak için yapılan tekli şekilde düzenlenen, duvarların önünde sekiz adet kurna bulunan hamamın kare planlı ılıklığı ve tek kubbe ile örtülü soğukluk bölümünün ortasında sekizgen mermer bir havuz  dikkat çekmektedir.

Halen özel şahsa ait olarak hizmet veren hamamda hediyelik eşyalar satılmaktadır.

Şengül Hamamı (Gümüşçüler Çarşısı) 

Ulu Cami ile Bedesten arasındaki hamam, Bayezid tarafından dönemin hamam mimarisine göre 15. yy.’da yaptırılmıştır. Yapı zamanla onarımlar geçirmiştir. 

Hamam, 1930 yıllarından sonra gümüş takıların satıldığı bir çarşı olarak kullanılmaya başlanmış.

İsmail Bey Hamamı 

Selçuklu dönemi olduğu düşünülse de 14. yy.’da da yapıldığı varsayılan ve çifte hamam olarak tasarlanan yapı, kuzey-güney yönünde dört kubbeli, doğu-batı yönünde de dikdörtgen planlı altı mekandan meydana gelmektedir. 

Moloz taş, tuğla ve harç malzemelerle inşa edilen hamamın üstü çelik çatı ile örtülüdür.

II. Murad (Belediye) Hamamı

İl merkezinde yer alan hamamın ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinemese de mimarisi 15. ya da 16. yy. özelliğini yansıtmaktadır.

Moloz taş ve tuğla malzeme ile yapılan yapı, çifte hamam olarak tasarlanmıştır.

Hamamın her iki bölümünde de ılık, sıcak, soğuk ve soyunma bölümleri bulunmaktadır. Hamamın tüm bölümlerinin üzeri kubbe ile örtülüdür.

Sade süslemeli hamam zaman içinde onarımlar geçirmiştir.

Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açıkhava Müzesi

Tarihi 8500 yıl öncesine giden park, Avrupa’nın en büyük tarih öncesi parkı kabul edilmektedir.

Parkta ilk dönemleri canlandırılmarlarla, bölgede kazılarda elde edilen buluntularla sergilenmektedir. 

Halen kentin önemli tarihi parkı, açık hava sergi salonu olarak çok sayıda ziyaretçinin uğrak yeridir.

Arkeoloji Müzesi

Bursa ve çevresinde bulunan arkeolojik eserler, 1904- 1972 yıllarında Erkek Lisesi’nde korunmuş, daha sonra Reşat Oyal Kültür Parkı’nda yapılan müze binasına taşınmıştır.

Müzede Bithynia ve Mysia bölgelerinde MÖ 3000 yıllarından yakın döneme kadar bulunan yaklaşık 25 bin arkeolojik eserin 2000 tanesi –Yortan kültürü ait pişmiş toprak mezar kalıntıları, Antandros Nekropol’ünden figürinler, kap kacak ve süs eşyaları, Karacabey- Şükraniye Köyü dünyadaki ilk üç örnek Greko-Pers mezar steli, Roma Dönemi‘ne ait taş eserler, Zeus ve Herakles tasvirleri, Kybele heykelleri, Athena ve Apollon’un bronz büstleri, değişik formdaki keramik kaplarile Bizans gümüş, bronz ve pişmiş toprak eserler ile Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş ve bronz sikkeler, pişmiş toprak kaplar, sikkeler, taş eserler ve cam eserler- dört farklı salonda sergilenebilmektedir.

Kent Müzesi

Bodrumu ile birlikte 3 katlı, 2010 m2 alana sahip müze, I. Ulusal Mimarlık Dönemi özelliği taşımaktadır.

14 Şubat 2004 tarihinde açılan bina, Türkiye’nin ilk kent müzesi olarak 7000 bin yıllık tarihi sergilemektedir. 

Müzede kente ve bölgeye ait tarihi, coğrafi, kültürel, sosyal, ekonomik, ticari ve turistik belgeler görsel sunum, obje ve animasyonlarla anlatılmaktadır.

Ayrıca müzede kentte yaşamış 6 Osmanlı padişahının balmumu heykelleri bulunmaktadır.

Müzenin bir diğer ilgi çekici yanı ise kentin topografik maketiyle surlar, külliyeler, hanlar, hamamlar, camiler vb. gösterilmektedir.

Koridorları sergi salonu gibi kullanılan binanın bodrumunda da kentin tarihi ticaret hayatını anlatan Tarihi Esnaf Sokağı’nda pek çok esnaf- Arabacı, nalbant, saraç, semerci, yemenici, bıçakçı, bakırcı-kalaycı, tenekeci, marangoz, keçeci, sepetçi, şekerci, kebapçı, havlucu- bölümü mevcuttur.

Müzenin girişinde kafe ve hediyelik eşya birimi, 1.katında kütüphane, okuma salonu, dia ve multivizyon gösterileri için küçük bir salon bulunurken giriş avlusunda da tiyatro, konser, dinleti gibi etkinlikler için amfi tiyatro vardır.

Müze, 2006 yılında Portekiz’de  Avrupa Müze Forumu’nda Avrupa’nın en iyi üçüncü müzesi ödülünü almıştır.

Atatürk Evi Müzesi

Bursa’nın 19. yy. sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan iki katlı köşk, belediye tarafından 20-24 Ocak 1923 tarihinde Atatürk’ün kenti ziyareti sırasında kendisine hediye edilmiştir. 

Atatürk’ün 1938 yılında tekrar belediyeye hibe ettiği yapı, 1968 yılında Kültür Bakanlığı’na geçmiş Cumhuriyet’in 50’inci yılı, 29 Ekim 1973’te müze olarak hizmete açılmıştır. 

Müzenin birinci katı kabul salonu, dinlenme odası olarak kullanılırken ikinci katında yatak ve çalışma odaları bulunmaktadır. 

Müzede sergilenen eşyaların tamamına yakını Atatürk’ün burada kullandığı eşyalardan oluşmaktadır.

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi

Umurbey Mahallesi’nde yer alan, 17 bin 000 m2 alana yayılan önceleri bir ipek fabrikası işlevi gören Türkiye’nin ilk ve tek Anadolu Arabaları Müzesi, 2002 yılında açılmıştır.

Müzede 2600 yıl öncesine ait bir tekerlek ve at arabası, araba ve fayton imalat parçaları, Üçpınar Tümülüsü ve duratrans –arkadan ya da içten aydınlatılan kutularla birlikte kullanılan ışık geçirgenliği yüksek olan malzeme üzerine yapılan baskı çeşidikazı parçaları görülmektedir.

Müzenin bahçesinde 15. ve 18 yy. Türk evi bahçe örnekleri sergilemektedir. 300 yıllık çınar, 200 yıllık karadut, çok sayıda ağaç, bitki, çiçek ve çim alanları görülmeye değer niteliktedir.

Hüsnü Züber Evi- Yaşayan Müze

Bursa merkezi, Muradiye’de, iki katlı Osmanlı evi restore edilerek 27 Aralık 1992 tarihinde Hüsnü Züber tarafından ‘Yaşayan Müze’ olarak hizmete açılmıştır. 

Müzenin alt katında dağlama metoduyla yapılan kaşık ve ahşap eşyalar, Hüsnü Züber’in grafik çalışmaları, özel belgeler sergilenirken ikinci katta günlük kullanılan etnografik eşyalar ile antika özelliği olan eşyaların bulunduğu salon, yatak odası ve baş oda bulunmaktadır.

Osmanlı Evi Müzesi

II. Murad Külliyesi’nin karşısında, Muradiye’de önceleri Sultan II. Murad’ın bir köşkü ve Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu ev olduğu düşünülen yerde, Bursalı ustalar tarafından yapılmış bir sanat eseri gibi duran üç katlı ahşap ev, kentin en eski Osmanlı konutlarından kabul edilmektedir. 

Zamanla onarılarak müzeye çevrilen evin plan ve süslemeleri 17. yy. izleri taşımaktadır. 

Alt kattaki kışlık iki odanın tavanları ingin ve buradan eyvanlı bir sofayla bahçeye çıkılmaktadır. 

Üst katta özellikle 17. yy. kalem işi bitki ve çiçek süslemeleri, ahşap tavan ve altıgen tavan göbeğiyle dikkat çeken ‘baş oda’ bulunmaktadır. 

Birinci katta konuk salonu, yemek ve harem odaları yer alırken ahşap parmaklıklı geniş sofa ile iki yanında birer yatak odası olan zemin kata ahşap merdivenle inilmektedir.

Avluda kesme taş, mermer yalaklı bir de çeşme mevcuttur. 

Karagöz Evi Müzesi

Çekirge Semti’nde, Bursa’nın sembollerinden biri olan Karagöz Evi, gölge oyununun öncülerinden Şeyh Küşteri tarafından Karagöz ve Hacivat’ın hatıralarının canlandırıldığı önemli bir yerdir.

Şinasi Çelikkol’un özel koleksiyonundan geleneksel Karagöz figürleri, çeşitli ülkelerden toplanan kukla ve gölge oyunları figürleri, Türkmen ve Yörük köylerine ait etnografik eserlerle gölge oyunlarıyla farklı etkinliklerin sergilenmektedir.  1997 yılında açılan Türkiye’nin tek Karagöz Müzesi’nin karşısındaki platformda Karagöz ve Hacivat’ın çiniden rölyef heykelleri, temsili üç mezar taşı 1950 yılında anıt mezar olarak açılmıştır.

Basın Müzesi

İl merkezi, Basın Kültür Sarayı’nda yer alan müze, 2007 yılında ziyarete açılmıştır. 

Müzede matbaa, gazete, radyo ve televizyon gibi medya organlarının kullandığı araçlar canlandırmalarla tanıtılırken Bursa’nın ilk gazetesi Hüdavendigar’ın basıldığı matbaa ile basının tarihsel gelişimi sergilenmektedir.

Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri Ve Takıları Müzesi 

Anadolu Folklor Vakfı kurucu üyelerinden Esat Uluumay’ın 45 yılda topladığı 18 değişik koleksiyonun sergilendiği müze, 18 Eylül 2004’te hizmete açılmıştır.

Şair Ahmed Paşa Medresesi içinde bulunan müzede 15. yy.’dan günümüze Osmanlı Anadolu ve Rumelisi’nden 70 kıyafet, 400 parça takı, türk kahvesi, hamamı, atçılığı ile ilgili malzemeler silah, bıçak, kılıç, boncuk türü eserler sergilenmektedir.

Merinos Enerji Müzesi 

Osmangazi’de yer alan iplik ve kumaş fabrikası, Merinos Tesisleri önemli bir yatırımdır.

1938’de dokuma fabrikası olarak kurulan Merinos, Merinos Elektrik Santrali bünyesinde yer almaktadır.

Fabrika, santraliyle ülkenin önemli enerji merkezlerinden biridir.

Hünkar (Atatürk / Cumhuriyet ) Köşkü Müzesi 

1859 yılında, iki katlı, Fransız ampir üslubunda, Abdülmecit Dönemi’nde av köşkü olarak yapılan Hünkar Köşkü Müzesi, Uludağ’ın eteklerinde, Temenyeri’nde bulunmaktadır. 

V. Mehmed (Sultan Reşad) ve dört kez de Mustafa Kemal Atatürk de bulunmaktadır. Atatürk de burada dört kez konaklamıştır. 

Köşkün tavan kalem işi süslemeleri, dönem eşyaları, ili tepeden gören bahçesi ve Atatürk Odası dikkat çekmektedir.

Bahçesinde Kütahya Çinileriyle bezeli bir çeşme göze çarpmaktadır.

Ormancılık ( Saatçi Köşkü ) Müzesi 

İl merkezi, Çekirge’de ülkenin ilk ve tek Ormancılık müzesi, 19. yy mimarisini yansıtan, sivil mimarinin en güzel örneklerinden olan bina, süslemesi, bahçesi, şadırvanı, ağaçları ile görülmeyi değer niteliktedir.

Köşk, 1939-1949 yıllarında Bursa Orman Okulu daha sonra Bölge Orman Müdürlüğü olarak kullanılmış, 1989 yılında da Ormancılık Müzesi olarak düzenlenmiştir.

Müzede orman ve ormancılıkla ilgili binlerce eser ve 50 yıllık karbonifer fosileri, 50 milyon yıllık sarıçam, karaçam ve ceviz fosilleri 2 milyon yıllık sekoya fosili, mumyalanmış hayvanlar, böcekler, ağaç kesitleri sergilenmektedir.

Türk İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese)

Çelebi Mehmet döneminde 1419 yılında inşa edilen Yeşil Külliye’nin bir binası olan medrese, zamanla harap olmuş ancak onarılarak 1975 yılından sonra müze olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Müzede, Osmanlı ve Selçuklu dönemleri etnografik eşyaların yanında çok sayıda maden, seramik, ahşap, işleme, silah, zırh, el yazması kitaplar, nişan madalyaları, dua kitapları,  bakır mutfak eşyaları, çeşitli hat sanatı ustalarına ait levhalar, İslami sikke, İslami kitabeler ve mezar taşlarıyla Hacivat ve Karagöz geleneksel gölge oyunu ile ilgili eşyalar sergilenmektedir.

Barış Manço Kültür Merkezi 

Barış Manço’nun anısına kültürel ve sanatsal etkinlikler için yapılan merkezde 750 kişilik tiyatro, 500 kişilik çok amaçlı salonu, sinema salonları, kütüphanesi, çok amaçlı salonları, sergi alanları ve kafeterya bulunmaktadır.

Karabaş-i Veli Kültür Merkezi 

Büyük bir bahçe dikdörtgen planlı tekke ve semahane olarak 16. yy’ da Yakup Çelebi tarafından yaptırılan bina, zamanla geçirdiği depremler ve yangınlarla zarar görmüştür. 

Yapı, en son 2002-2005 yılları arasında restore edilip kültür merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Binanın içi özellikle kubbe ve çevresindeki ahşap üzeri kalem işleri sülemeler görülmeye değer niteliktedir.

Gökdere Medresesi ( Gökdere Kültür Ve Sanat Merkezi )

Zeyerkzade Paşa Çelebi tarafından II. Bayezid Dönemi’nde taş – tuğla malzeme mimarisine göre ve yaptırılan bina zamanla çeşitli amaçlarla -kadın hapishanesi, marangozhane, demirci dükkanı ve depo -kullanılan medrese 2005 yılında onarılarak kültürel etkinlikler için kullanılmaya başlanmıştır.

Merinos Kültür Parkı Ve Merinos Atatürk Kongre Ve Kültür Merkezi

Kentin en büyük ikinci oksijen deposu park, 252 bin 500 m2’dir. Parkta, 81 farklı türde 2500 ağaç ve 11.600 bitki, bir suni göletle süs havuzları bulunmaktadır.

Geniş bir otopark alanı, restaurantlar, çocuk aktivite alanları, sosyal tesisler, Atatürk Kongre Merkezi, ulusal ve uluslararası kongreler için alanlar, bisiklet ve yürüyüş parkurlarına  ev sahipliği yapan park kentli için önemli bir rekreasyon alanıdır. 

Tayyare Kültür Merkezi 

Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) tarafından yaptırılarak 1932 yılında hizmete açılan  ve Cumhuriyet tarihinin ilk modern sinema-tiyatro- konser salonları olan bina zamanla aslına özgü onarılarak halen kullanılmaktadır.

Dönemin en sade binalarından olan Tayyare Kültür Merkezi’nde 700 kişilik konser- gösteri, 4 sergi, 100 kişilik toplantı salonları bulunmaktadır.

Lala Şahin Paşa Çocuk Kütüphanesi 

İl  merkezi, Kale, Kavaklı Caddesi’ndeki medrese, I. Murad’ın  kumandanı Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa tarafından, 1339 tarihindeki savaş ganimetleriyle yaptırılmıştır. 

Küfeki (istiridye kalkeri) taş ve tuğla malzemelerle kuzey-güney yönünde inşa edilen medresenin üzeri kubbe ve tonoz örtülüdür.

Dikkat çekici bir eyvanında lotus yapraklı ve takozlu silmeye sahip medrese, 21 Şubat 2012 tarihinden itibaren Lala Şahin Paşa Çocuk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

Süleyman Çelebi Anıt Mezarı 

İl merkezi, Çekirge’de yer alan anıt mezar, Vezir Ahmet Paşa’nın oğlu, 1409 yılında, Mevlüd’ü yazan, Bayezid dönemi Ulucami imamı, Bursalı Süleyman Çelebi’ye aittir.

Önceleri Yoğurtlu Baba Mezarlığı’nda bulunan kabir, 1945-1952 arasında vali Haşim İşcan ve kentli tarafından yaptırılan, geometrik motifli korkulukla çevrili selvilerin ortasındaki mermer sandukalı türbeye alınmıştır.

Irgandı Köprüsü

1442 yılı, II. Murad döneminde Irgandı Ali oğlu tüccar Hoca Muslihuddin tarafından yaptırılan ve Osmanlının tek arasta köprüsü kabul edilen yapı, kentin önemli merkez ilçelerinden Yıldırım’da bulunmaktadır. 

Boyacı Kulluğu Köprüsü’nün güneyinde yer alan köprüde, 1640 tarihi Evliya Çelebi’nin kayıtlarına göre 200 dükkan bulunmaktaydı. Bu dükkanlar, yapının her iki tarafına 16’ şar adet olmak üzere 32 dükkan şeklinde sıralanmıştır. Yapıldığı dönemde kagir duvarlı, ahşap çatılı dükkanların çatıları zamanla kurşun ardından da kiremit kaplanmıştır. Bir ucunda mescit bulunan köprünün tek kemeri vardır. Bu kemerin ayaklarının birinde ahır diğerinde de depo bulunmaktaydı.

İlk dönemlerde köprünün iki tarafı akşamları demir kapılarla kapatılırken sel baskınları, depremlerle 

oldukça zarar gören köprüden dükkanlarla üstü açık çarşıya dönüşmüştür.

Kurtuluş Savaşı’nda 1922 yılında işgale uğrayan kentle beraber dinamitle çökertilmiştir. 

1949 yılında betonarme ile onarılan köprüde dükkanlar yıkılmıştır.

Köprünün en son onarımı 2004 yılında yapılmıştır.

Abdal Köprüsü 

Tüccar Abdal Çelebi tarafından 1669 yılında, Nilüfer Çayı üzerine kesme taştan yapılan 12 gözlü, 5.20 m genişliğindeki köprü, kentin en iyi korunan en özgün köprüsüdür. 

1978 yılında taşıt trafiğine kapatılan, ortasındaki nöbetçi kulesiyle dikkat çeken, su seviyesinden 4.85 m yüksekteki köprüyü 2.60 m -3.60 m genişlikteki ayaklarla taşınmaktadır.

Mihraplı Köprü 

İl merkezi, Nilüfer iİlçesi’nde, Nilüfer Çayı üzerinde bulunan köprü, 1465-1466 yılında, Çelebi Sultan Mehmet’in kızı Selçuk Hatun tarafından yaptırılmıştır. 

Zaman zaman onarım geçiren köprü halen görülebilmektedir.

Suuçtu Şelalesi

Fay hattının çökmesi sonucu oluşan Suuçtu Şelalesi 38 m yükseklikten dökülen sular tarafından beslenmektedir. Güzel bir gölete de sahip şelale, manzarası ve temiz havasıyla da  kentlilerin en çok tercih ettiği doğal alanlardan biridir.

Tophane Saat Kulesi

Osmangazi -Tophane Parkı içindeki 33 m yükseklikten kente tepeden izleyen saat kulesi, 1905 yılında Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının yirmi dokuzuncu yıldönümü anısına yapılmıştır. 

Bir dönem yangın kulesi olarak da kullanılan kare planlı, kesme taştan inşa edilen 6 bölümden oluşan yapıya güneyden giriş yapılır. 

Dört katının dört cephesinde saat bulunan kulenin yedinci katı da balkonla çevrelenmiştir. 

Hanlar

Anadolulu ticaretinin vazgeçilmez merkezleri (kervansaraylar) hanlar, önemli konaklama, dinlenme ve depolama alanlarıydı.

Ticaret yolları üzerine dizilen dönemin ihtiyaçlarına göre bölümlerden- odalar, depolar, mescit vb. oluşan hanlar, bedestenler gibi ekonominin nabzını oluştururlardı.

Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’da da özellikle 14. yy’ dan sonra çok sayıda han yapılmıştır. 

On altıncı yüzyıla kadar kentte yapılan çok sayıda bedesten ve hanların- Kozahan, Fidan Han, Pirinç Han, İpek Han, Emir Han, Geyve Han, Galle Han, Çukur (Kütahya) Han, Kapan Han, Tuz Han-olduğu bölgeye hanlar bölgesi denilmektedir.

Kentin ekonomisinin önemli yapıları hanların bazıları bugün de kentin nabzının attığı yerler olarak hizmete devam etmektedir.

Kozahan

Orhan Cami ile Ulu Cami arasında yer alan Kozahan, II. Beyazıt zamanında İstanbul’daki cami ve medresesine gelir sağlamak için 1492 yılında, bir çeşit ticaret merkezi olarak yaptırılmıştır.

Üst katında 50 oda, alt katında 45 oda olan iki katlı hanın odalarının önünde 40 beton kubbe ile örtülü revaklar bulunmaktadır. Taş ve tuğla karışımından inşa edilen hanın üst katındaki dükkanlarda ipekten yapılma ürünler satılmaktadır.

Hanın üst kattaki kapısı güneye bakarken alt kattaki Orhan Cami’ye ve Kapalı Çarşı’ya açılan firuze çinilerle kaplı taş kapısı kuzeye bakar. 

Alt kattaki büyük avluda altı şadırvanı olan kubbeli bir mescit bulunmaktadır. 

Han halen iç avlu kafe ve çay bahçesi olarak kullanılmaktadır.

Fidan Han ( Mahmut Paşa ) Hanı

Kent merkezi, çarşı içindeki hanı Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamı Mahmut Paşa yaptırılmıştır. 

İki katlı hanın her katındaki odaların önü revaklarla çevrilidir. 

Ortasında 12 köşeli şadırvan ve 12 köşeli bir mescit bulunan hana son yıllarda yenileme çalışmaları yapılmış ve dükkanlarıyla birlikte tekrar kullanıma açılmıştır.

Pirinç Han 

İstanbul’daki cami ve imaretine gelir getirmesi için 1508 yılında, II. Beyazıt’ın Sultan Şah oğlu Yakup Şah bin Sultan Şah ve Abdullah oğlu Aliyaptırılan adlı mimarlara yaptırdığı iki katlı hanın üst katında 40, alt katında 38 toplamda 78 odası bulunmaktaydı. 

Dönem mimari ve süsleme özelliklerine göre taş ve tuğla karışımından inşa edilen han özellikle 1855 depremiyle çok zarar gördüğü için zaman zaman onarım geçirmiş en son 2002 yılında alışveriş merkezi olarak düzenlenmiştir.

Emir (Bezzaziye, Eski Bezazistan, Bey Emir Bey ) Hanı 

İl merkezi, Ulu Cami yakınında, Orhan Bey tarafından yaptırılan han, zamanla deprem ve yangınlarla yıpranmıştır. 

1958 yılından sonra kesme taş ve tuğla malzemeden iki katlı hanın ve önünde revaklı odaları olan hanın alt katı depo olarak kullanılmaktadır. Üst katında 37 adet pencereli ve ocaklı oda bulunmaktadır. 

Alt kattaki 36 oda ise eşya depoları olarak kullanılmıştır.

İpek (Sultan, Faytoncular Hanı) Han

İl merkezi, İvaz Paşa Çarşısı ile Pirinç Han arasındaki yapı, Çelebi Mehmet tarafından Yeşil Külliyesi’ne getirmek için Mimar Hacı İvaz Paşa’ya yaptırılmıştır. 

İldeki 1958 yılındaki büyük yangının ardından iki katlı, 81 odalı olarak kesme taş ve tuğla ile yeniden inşa edilen han, orijinalliğini yitirmiştir.

Hanın halen görülebilen tuğla süslemeleri son derece dikkat çekicidir.

Bali Bey Han

Bursa merkezi Kapalı Çarşı yakınındaki hanı 15. yy. sonunda Niğbolu Sancak Beyi Hamza Beyin oğlu, Bali Bey tarafından yaptırmıştır.

Osmanlı mimari ve süsleme özellikleri gösteren üç katlı, 64 odalı han, Kapalı Çarşı’ya kent dışından gelen tüccarlar için yapılmıştır. 

1950’li yıllarda sığınak, 1970’li yıllarda da bir bölümünü  kahvehane olarak kullanılan han, 2008 yılında önemli bir restore geçirmiştir.

Issız Han

Kitabesinde ‘hayırlı işler ve Allah rızası için’  yazan han,1396 yılında Yıldırım Bayezid dönemini en güzel örneklerindendir.

İstanbul-Susurluk Irmağı-Uluabat Gölü güzergahındaki nehir taşımacılığı güzergahındaki han, ücretsiz dinlenme ve konaklama hizmeti vermekteydi.

2008 yılında restore edilerek 9 odalı otel ve restoran yapılan han, gezilip görülebilir.

Geyve (Lonca) Han 

İl merkezi, Demirkapı Çarşısı’da, Yeşil Cami’ye gelir sağlamak için 15. yy.’da Hacı İvaz Paşa tarafından yaptırılan han  I. Mehmet’e hediye edilmiştir. İki katlı hanın iki kapısı bulunmaktadır.

Moloz taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen hanın 56 odası vardır. 

Galle (Tahıl) Han 

Mimar Sinan’ın çıraklık dönemi yapıtlarından olan iki katlı han, kentin en güzel 16. yy.’ın mimari özelliklerini yansıtmaktadır. 

Sadrazam Semih Alizade tarafından yaptırılan han, 1855 depremiyle zarar görünce onarılmıştır.

Tuz Han 

Osmangazi’de, Umur Bey tarafından 1454-1455 yıllarında Tuz Pazarı Cami’ne gelir getirmesi için taş ve tuğla malzemeyle Osmanlı mimarisine göre inşa edilen hanın ortasında bir avlu bulunmaktadır. 

Han, 2007 yılında restore edilerek hizmete açılmıştır.

Çukur (Kütahya) Han 

İl merkezi, Tuzpazarı Caddesi’ndeki han, Beyazıd’ın damadı, Buharalı Emir Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Kesme taş ve tuğla malzeme ile yapılan iki katlı hanın etrafını revak ve odalar çevirmektedir. 

Zamanla pek çok yeri yıkılan hanın bugün zemin katında odalar görülebilmektedir.

Kapan Han 

İl merkezi, Ulu Cami yakınındaki han, I. Murat tarafından yaptırılmıştır. 

Bir ticaret merkezi gibi değil misafirhane olarak kullanılan han oldukça yıkık haldeyken 1958 yılından sonra yeniden yapılmış ancak dönem özelliklerini büyük ölçüde yitirmiştir.

Uzun Çarşı 

Kent merkezinin kuzey ve güney yönünde, elbiseciler, şekerciler, ayakkabıcılar ve bıçakçıların vb. dükkanlarla sıralı üzeri açık 15. yy.’da Kozahan’dan Bat Pazarı’na uzanan alanda yer alan çarşının üzeri açıktı. 

Halen üzeri örtülü çarşıda ağırlıklı tekstilciler olmak üzere 9 bin dükkan vardır.

Kapalı Çarşı

Osmanlı’nın ilk dönemlerinde hanların araları çatıyla kapatılarak meydana getirilen çarşılardan olan Kapalı Çarşı yangın ve depremlerle zarar görmüştür. 

1958 yılında yeniden inşa edilerek bugünkü halini alan çarşı da halen içinde Sahaflar, Akatarlar, İvaz Paşa, Gelincik, Sipahiler, Karacabey (Yorgancılar, Sandıkçılar) Eski bakırcılar bölümleri mevcuttur.

Yıldırım Bayezid Bedesteni 

Kapalı Çarşı yakınındaki Osmanlı döneminin ilk bedesteni olan yapı, 14. yy.’da Bayezid tarafından yaptırılmıştır. 

Yaptırıldığı dönemde borsa ve bankacılık işlevi gören bedesten, günümüzde Kuyumcular Çarşısı olarak kullanılmaktadır. Halen içinde 32, dışarısında da 68 dükkan bulunan Bedesten, 1956 yılındaki yangından sonra restore edilerek kullanıma açılmıştır.

Eski Aynalı Çarşı

Kentin ilk çarşı çifte hamamı olarak da kullanılan yapı, 1339 yılında Orhan Gazi’nin tarafından Hisar dışında kurduğu külliyenin bir parçası idi.

Hamam 16. yy.’da çarşıya gelir sağlarken 1584’teki yangınla zarar görmüş, onarılırken erkekler kısmı kahvehaneye, diğer kısmı da turistik ürünlerin satıldığı çarşıya dönüştürülmüştür.

Mihraplı (Hüdavendigar) Park 

Kentin büyük parklarından biri olan Mihraplı Park, 80 bin m2’lik bir alanı kaplamaktadır.

2004 yılında hizmete açılan parkta, şehitler anıtı, forum alanı, Osmanlı bahçeleri, çocuk oyun alanları, dönüşümlü ve çok amaçlı yeşil alanla farklı temaların işlendiği bölümler yer almaktadır.

Kültürpark

Bursa’nin düzenlenmiş ilk büyük yeşil alanı 393 bin m2’lik alanı kaplayan park, 1955 yılında hizmete açılmıştır.

Parkın içinde Arkeoloji Müzesi, Belediye Konservatuarı, Açık Hava Tiyatrosu, Nikah Salonu ve Lunapark’ın yanında  Kültürpark’da sandalla gezilebilen göl ile çay bahçeleri, lokantalar, barlar ve dinlenme alanları da bulunmaktadır.

Kültürpark, 1963’ten beri Uluslararası Bursa Festivali’ne de ev sahipliği yapmaktadır.

Soğanlı Botanik Parkı

50 tür ağaç, 27 çeşit gül, 76 tür çalı, 20 tür örtücü bitki ve Japon Bahçesi, Fransız Bahçesi, İngiliz Bahçesi, gül bahçesi, kaya bahçesi, kokulu bitkiler bahçesi, şekilli bitkiler bahçesi bulunan 

400 dönümlük Botanik Park, 1998 yılından beri birinci derece sit alanı ilan edilmiştir.

Ayrıca park içinde bir suni gölet yanında koşu ve yürüyüş yolları, spor alanları, bisiklet parkurları, çocuk oyun, otomobil pisti, spor aletleri gibi etkinlik alanları da bulunmaktadır.

Atatürk Kent Ormanı

Odunluk Mahallesi’nde, kentin en büyük parklarından birisi, 150 hektara kurulu Atatürk Kent Ormanı, tam bir doğa harikası kabul edilmektedir.

Parkta, çok çeşitli ağaçlar, çim alanları, çiçek ve bitkilerin yanısıra büfe, et satış üniteleri, 6.5 km yürüyüş yolu ve bisiklet yolu, 6 seyir terası, 10 yağmur barınağı, 10 kamelya, 2 adet çocuk oyun alanı, tenis masaları ve 2 adet voleybol oyun alanı bulunmaktadır.

Koca Yayla

Bursa’ya içme suyu sağlayan Nilüfer Çayı yakınında yaklaşık 400 bin m2 lik alana yayılan, Orhan Gazi ve Nilüfer Hatun’un evlilik düğününe sahne olan yayla, halen önemli bir piknik alanıdır. 

Çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayabilen yaylanın özellikle yaz aylarındaki nüfusu 25-30 bin kişiyi geçmektedir.

Hayvanat Bahçesi 

1998 yılında hizmete açılan Botanik Park ve Bursa Hayvanat Bahçesi, yöre hayvanlarının doğal yaşam alanı olarak düzenlenmiştir. Barınaklara da sahip parkta 55 türde 500 hayvan- ayı, kurt, aslan, leopar, yırtıcı kuşlar, lama, yaban eşeği, deve, maymun, deve kuşları, zebra, su kuşları- bulunmaktadır. 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top