Ay Tanrıçası Selene ile bir çoban ( bir avcı ya da bir kral) Endymion’un dilden dile gezerek çağları aşan aşkları, sırtını Bafa Gölü’ne dayayan ( Beşparmak Dağları) Latmos’da yaşanır.
Biz Endymion’u çok yakışıklı bir çoban olarak düşünelim.
Latmos’un güzelim yemyeşil otlaklarına sürülerini salmayı alışkanlık haline getiren Endymion yine bir gün sürülerine kaval çalarken uyuya kalır.
Akşam olur. Güneş Tanrısı Helios ile Şafak Tanrıçası Eos’un kardeşi Ay Tanrıçası Selene, Latmos’a inip Endymion’un yüzünü aydınlatır ve bu yakışıklı çobana tutulur.
Geceleri çoban Endymion uykuya dalınca Selene Latmos’a iner.
Endymion’u istediğini gibi öpüp okşar, yanında yatar.
Endymion ise başına gelenlerden habersiz hiç uyanmaz gün doğana kadar. Çünkü Selene onu büyülü uykuda tutar. Sabah olunca uyanır. Kendini sevenden habersiz sürüsünü Latmos’a salar.
Ya da Endymion da Selene’ye tutulur. Çiftin tüm gece süren aşkları bir zaman sonra ilahlar arasında duyulur. İlahların kimisi kıskanır, kimisi kızar bu aşka . Çünkü Endymion bir ölümlüdür. Sonunda ilahlardan biri bu aşkı Zeus’a şikayet eder.
Zeus, Endymion ve Selene’yi huzuruna çağırır. Bir de onlardan dinlemek ister hikayeyi. Öyle güzel öyle saftır ki aşkları Zeus da imrenir.
Ama bir ceza da vermek gerekir ölümlü Endymion’a.
Düşünür taşınır sonunda aşıklara iki seçenek sunar. Endymion ya insan olarak yaşayıp sonunda her fani gibi ölümü tadacak ya da sonsuza kadar uyuyarak yaşayacaktır. Endymion uyumayı seçer. Bu sayede sevgilisi Selene her gece yanına gelebilecek ve aşkları hiç bitmeyecektir.
Kaynak;
Öykünün kaynağı 3.yy. Yunana ozan Thekritos’a dayanır.
Bazı Öykülerde Artemis Phoibe ve Selene (Latince Luna) adını almıştır. Aslında, Phoibe bir Titan’dı.
Hamilton, E., Mitologya, çev. Tamer, Ü., Varlık Yay.,İstanbul, 1992.
