Mardin Kalesi

895 -1004 Arap-Şii Hamdaniler döneminde, kartal yuvası kente hakim bir tepede inşa edilen kale, halen il merkezine oldukça yakındır.
Bugün askeri garnizon bölgesinde olduğu için ziyarete kapalı kalenin kentte yaşayan pek çok ulusu tarafından kullanıldığı bilinmektedir.
Mardin merkezinde, 1895 yılından beri Süryani Katolik Patrikhanesi, askeri garnizon, polis karakolu, sağlık ocağı vb. amaçlarla kullanılan bina, 1995 yılında onarılarak müzeye çevrilmiştir.

Mardin (Arkeoloji ve Etnografya) Müzesi
Mardin’in güneyindeki ovaya hakim U planlı, üç katlı, geleneksel “Mardin Evi” şeklinde inşa edilen binanın giriş katındaki avluda; Asurlar’dan Bizans’a, Artuklular’dan Osmanlı Dönemi’ne kadar Mezopotamya uygarlıklarına ait taş ve seramik eserler açık alan teşhirinde sergilenmektedir. Üç katlı müze, renkli kalkerli taşlarla yöresel mimari özelliklerine uygun olarak tonozlu, kemerli ve sütunlu olarak inşa edilmiştir.
Müzede paleolitik MÖ 45 bin’den başlayarak yakın döneme kadar çok sayıda eserin ( Ilısu Barajı Projesi şantiye alanındaki kazılar (Bronz Çağ, Asur, Urartu, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu, Ahameniş ve Osmananlı ile Boncuklu Tarla, Havuz Mevki, Ilısu Höyük, Kumru Tarlası, Zeviya Kavla, Tatika, Kilokki Rabiseki), Kerküşti kazısı (Halaf Dönemi), Nusaybin Girnavaz kazısı (Asur Dönemi), Dara kazısı (Roma Dönemi), Midyat Aktaş Mevki Nekropol kazısı (Bizans Dönemi), Nusaybin Mor Yakup Kilisesi kazısı (Roma-Artuklu Dönemi), Mardin Kale kazısına ait tabletler, silindir ve damga mühürler, kült kapları, figürinler, metalden bızlar, takılar, seramikler, altın, gümüş ve bakır sikkeler, gözyaşı şişeleri ve kandiller ile etnografya kısmındaysaghümüş kolyeler, küpe, bilezik, halhal, alınlık, saçlığın yanı sıra, eski giysiler, kılıçlar, kahve (mırra) takımları, hamam eşyaları, tespihler, ısınma araçları ve bakır eşyalar seramik, figürin vb.) sergilenmektedir.
Müzenin Arkeopark bölümünde neolitik dönem model evi ve eşyaları, el değirmenleri arkeolojik kazı alanları bulunmaktadır.
Sonradan oluşturulan kazı atölyesinde arkeolojik bir kazının bilimsel tüm süreçlerini öğrenerek arkeologlar eşliğinde bilimsel kazının nasıl yapıldığı anlatılmaktadır.
Ayrıca müzenin 1.katında; Roma mozaikleri, taş eserleri içine alan açık teşhir alanı, 3D sinema ve seminer salonu, eser depoları, kazılarda bulunan eserlerin sergilendiği Arkeolojik Kazılar Teşhir Salonu bulunmaktadır.

2. katında; 4 kapalı teşhir salonunda tarihi eserler İnanç (eski Mezopotamya mitolojisi ve ilk çağ dinleri, Paganizm, Hristiyanlık, İslamiyet inanç ve ölü gömme gelenekleri ile bereket ve büyü ritüelleri gibi temalar), Ticaret (Mezopotamya’da ticaretin süreci, ilk ödeme araçları, matematik ve yazının icadı, taşımacılık, dokumacılık, paranın serüveni ekonomi ve ticari hayat anlatılmaktadır. Ayrıca Kızıltepe Sürekli (Çıldız) Köyü’nde kurtarma kazısından Sürekli Definesi’nin bulunduğu bölümdür. Definede 9 – 14. yüzyıllar arası Abbasiler, İlhanlılar, Eyyubiler, Bizanslılar, Zengiler, Artuklular gibi birçok medeniyete ait altın ve gümüş eserler) ve Yaşam Salonları (Mezopotamya’da tarımın başlangıcı, çanak çömleğin ortaya çıkışı , gelişimi, yemek kültürü, geleneksel müzik ve müzik aletleri, Mardin’in Sesleri filmi tile Süslenme antik dönemden günümüze beğenilme, toplumsal statü ve korunma amacıyla ürettiği takı, kıyafet, dokuma örnekleri, sosyal yaşamda süslenme gelenekleri, kültürü anlatılmakta, sağlık, aydınlatma, Savunma savaş ve antik savunma araçları ve antik silahlar sergilenmektedir.

Müzenin Sahte Eserler Salonu’nda (kaçakçılık ve dolandırıcılıkta kullanılan sahte objeler sergilenmektedir. Bu salonla tarihi eser kaçakçılığına dikkat çekmektedir. )

Müze İdari Bina ; 19. yy. binanın güneyinde iki katlı L planlı, avlulu bir plana sahip, çeşitli bölümlerin (ihtisas kütüphanesi(8 bin kitap ve dijital yayın arşivi ile birlikte 20 bine yakın kaynak, Arkeoloji, Tarih, Sanat Tarihi, Mimarlık, Felsefe, Mitoloji ve diğer birçok konuda çalışma ), sanat galerisi (çok amaçlı salon , 150 kişilik konferans ve performans alanı, konferans salonu), arşiv, uzman odaları, geleneksel el sanatları atölyesi, fotoğrafhane, mescit ve müdüriyet birimleri) bulunduğu kısımdır.

Bu yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Mardin Valiliği tarafından restore edilerek 2012 yılında hizmete açılıp asma köprüyle müzeye bağlanmıştır. Müze İdari binasında i bulunmaktadır
Müzesi’nde kent ve çevresinin tarihi, doğası ve etnografyasından örnekler görülebilir.
Mardin Sakıp Sabancı Müzesi
İl merkezi Savur mahallesi, Cumhuriyet Meydan’ındaki yapı, 2009 yılında açılmıştır. Bir dönem Süvari Kışlası ve Vergi Dairesi olarak kullanılan binada zanaatlar, yaşam alanları, sosyal yaşam ve kent tarihine ait buluntular sergilenmektedir.

Eski PTT Binası (Şatana Ailesi Evi)
l merkezindeki ev, 1890 yılında Ermeni mimar Lole tarafından Şatana Ailesi için yapmıştır.
Kentin ve dönemin mimari, süsleme özelliğini yansıtan ev, 1950 yılından itibaren PTT binası olarak kullanılmış daha sonra Artuklu Üniversitesi’ne devredilmiştir.
Halen yapının Turizm Uygulama Oteli olarak kullanılmaktadır.
Mardin Şahkulubey Konağı
l merkezi, Cumhuriyet Meydanı yakınındaki konak,Ermeni mimar Lole tarafından yapılmıştır.
Üç katlı, yöresel kesme taştan inşa edilen konağın yüzyıllarca devam eden tipik bölgeye özgü taş işçiliği de son derece dikkat çekicidir.
Artuklu Kervansarayı
Mardin il merkezindeMelik Mahmut Cami yanındaki kervansaray, 1275 yılında Artuklu Dönemi’nde yapılmıştır.
Dönem özelliklerini gösteren mimarisi ve süslemesiyle dikkat çeken yapı, bir ara okul olarak kullanılmış daha sonra Hisar Binası (Tekel) ve ekmek fırını olarak da hizmet vermiştir.
2003 yılında otel haline getirilen Artuklu Kervansarayı, kent turizmine hizmet vermektedir.
Mardin Firdevs Köşkü
Mardin Kenti ve Mezopotamya Ovası’na hakim bir noktada yapılan köşk Nusaybin Yolu üzerinde bulunmaktadır.
Köşkün 14. yy’a ait olduğu mimarisinden anlaşılmaktadır. Bölgeye özellikle Mardin ev mimarisi özelliklerini taşıyan köşk, düzgün kesme taşlardan inşa edilmiştir.
Mardin emirlerinin kullandığı köşkün süslemeleri,
ahşap ve taş işçiliği, odaların dizaynı ile görülmesi gereken önemli bir mekandır.
Mardin Sokakları ve Evleri
Uçsuz bucaksız taş denizine yayılan çok sayıda Mardin binası soluk sarı kesme taşlardan yapılmıştır.
Farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan Mardin’de dar sokaklar arasına yan yana sırt sırta inşa edilen evlerde halen dil, din kardeşliği içinde halk iç içe yaşamaktadır.
Genelde 2-3 katlı, avlulu evlerin mutfak, kiler vb. girişlerde bulunurken yatak ve oturma odaları üst katlarda yer almaktadır.
Çok sayıda küçük pencerenin açıldığı taş sokaklar kentlinin en önem verdiği ortak yaşam alanlarıdır.
Mardin Revaklı (Sipahiler-Tellallar Çarşısı) Çarşı
l merkezinde yer alan kemerler, revaklar arasındaki çarşı, kentin kalbinin attığı yerdir.
Yöresel kesme taştan yapılan çarşı ve çarşıdaki yapılar merkezde Ulu Cami, müze, medreseler, manastırlar, kiliseler, oteller ve dükkanlara oldukça yakındır.
Abbaralar

Mardin dar sokakları arasında geçişleri sağlayan kemerli geçitlere abbara denmektedir.
Kente özgü kesme taşlarla yapılan çoğunlukla Savurkapı, Teker, Şehidiye, Medrese ve Gül mahallelerinde bulunan abbaralar hem kentin mimarisini, taş işçiliğini gözler önüne sermekte hem de sokaklara ve binalara destek olmaktadır.
Ayrıca geçmişten günümüze farklı ışıkları bir arada yansıtmasından dolayı, gündüz gerdanlık gece mezarlık olarak tanımlanan Mardin, kaleler ve camiler kenti olarak da adlandırılır.
Görülmesi gereken diğer yerler
Geniş bir vadide yekpare taşlardan binalarıyla hayrete düşüren, 1000 x 500 m2’lik bir antik kent Derik- Fittar Harabeleri, ortalama 1500 m yükseklikte bir tepede, Hamdani Abdullah bin Hamdan tarafından 10. yy.da yaptırılan, 800 m uzunluğunda, saray, ev, cami kalıntılarıyla dikkat çeken 6 kapılı surla çevrili Mardin Kalesi, Cizre Kalesi, sarnıç, ev ve erzak ambarlarının halen görülebildiği Mazıdağı- Gümüşova Köyü- Dermetinan Kalesi, Artukluların en büyük yapısı, 15 burçlu, saray kalıntıları, mahzenleri, su sarnıçlarıyla dikkat çeken Derik- Rabbat Kalesi, Hasan Kale, 10. yy. da, Hamdaniler tarafından yaptırılan Nusaybin- Aznavur Kalesi, Romalılar zamanında yapılan Savur Kalesi, Hafemtay Kalesi, Lorna Kalesi, İranlılar tarafından yaptırılan Mardin- Dara Kalesi, üç ayaklı Bel-el Saferan Manastırı’dır.
Ayrıca , Emir Necmettin Hamamı, Ulu Cami Hamamı, Bezestan Hamamı da kente gelenlerin belli başlı uğrak yerlerinden bazılarıdır.
Ayrıca, Anastiaspolis adıyla anılan antik kente ait buluntular ve Cizre yakınlarındaki çivi yazılı taş ve kayaların bulunduğu kalıntılar, Babil Harabeleri, Cudi Dağı ve Harabeleri, Dara Kalesi yanında, antik Dara kentine ait Nusaybin- Dara Harabeleri ile kiliseler- Nusaybin ve Süryani Kadim ve Meryem Ana kiliseleri kentin önemli tarihi merkezleridir.

1600 yıllık bir yapı Deyer El’umur Manastırı, Marin, Ramanus, Telbisim antik kentleri ile Hamzayı Kebir Zaviyesi Külliye ve Türbesi, Cihangir Bey Zaiyesi, Zerkan suyu üzerinde, kireçtaşından, beş gözlü Artuklulara ait Kızıltepe- Dunyasır- Köprüsü, Firdevs Köşkü, Roma döneminde yapılan, İskender’in de içinden geçtiği Nusaybin- Zafer Takı bölgenin tarihine ışık tutan eserler olarak gezilip görülmesi gereken tarihi değeri olan önemli yapılardır.
Bunların yanında kentteki Dicle Nehri yakınında çeşitli hastalıklara- deri, nefrit, romatizma vb.- iyi gelen suya sahip Germiab Kaplıcası ile mesire yerleri de yararlanılması gereken kentteki diğer önemli turizm yerleri olarak sıralanabilir.

