KONYA/Beyşehir-Eşrefoğlu Cami -Fasıllar- Kurtbeşiği Anıtı-Kubad- Abad Sarayı/Şeydişehir-Tınaztepe Mağaraları/ Akşehir-Nasreddin Hoca Türbesi

Beyşehir- Eşrefoğlu Cami

İl merkezinde kentin en eski yapılarından, Selçuklu dönemi 1134 yılında Selçuklu Hakanı Sultan Sancar tarafından yaptırılan cami, 1297’de Eşrefoğlu Süleyman Bey’in izniyle onarıldığı için halen bu adla anılmaktadır.

İlk Türk ahşap ve düz tavanlı camilerin en büyüğü olan yapının mimarisi, taş, tuğla, çini ve renkli boyalı süslemeleri son derece değerli ve dikkat çekicidir.

Caminin bazı ahşap sütunları çürüse de yapı karlık denilen kuyusu ile halen kentin en güzel ve değerli yapılarından biri kabul edilmektedir.

Beyşehir- Fasıllar- Kurtbeşiği Anıtı

Beyşehir – Fasıllar Köyü yakınlarında dünyanın en büyük ve eski kaya anıtlarından biri- 70 ton ağırlığında, 20 m2.lik yüzeyde, 2.25x 2.274×8.30 m. boyutlarında, üst üste iki büyük tanrı ile iki yanında birer aslan kabarma anıtı- Hitit dönemi MÖ 1295- MÖ 1272 yılları arasında hüküm süren Hitit Kralı II. Muvattali tarafından yaptırılmıştır.

Boyutlarına göre farklı yüksekliklerden görülebilen anıtta, tanrı bir ayağını dağ aslanına diğer ayağını da dağ tanrısının üzerine basmış olarak kabartmada şeklinde yapılmıştır.

Ayrıca MÖ 1243 yılında yapılan Mısır Karlı II. Ramses- Hitit Kralı Muvattali arasındaki Kadeş Barış antlaşmasına dikkat çekmesinin saptanmış olması anıtı son derece önemli tarihi belge yapmaktadır.

Beyşehir -Kubad- Abad Sarayı

Beyşehir’e 60 km uzaklıkta Göl kıyısı, Gölyaka Köyü’nde yer alan saray 1219-1236 I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Oldukça büyük bir alana yayılan sarayın tamamlanmasını göremeyen sultan yapının yanına bir de kentin kurulmasını istemiştir. 

Saraya ait kalıntılar, çevredeki eski çağ kalıntıları ve yakınındaki Kız Kalesi, Külliye, Küçük Saray ve Malanda Köşkü’ne ait buluntuları- çini,  seramik, alçı, cam ve sikkeler– halen Karatay Müzesi’nde sergilenmektedir. Günümüzde saray, park, hayvan barınakları ile diğer bina kalıntılarını görmek önemlidir. 

Beyşehir- Eflatun Pınarı

Beyşehir kent merkezine 22 km uzaklıktaki anıt,  MÖ 1271- MÖ 1215 Hitit Kralı IV. Tudhaliya döneminden kaldığı düşünülmektedir. 

Kutsal bir kült olarak kabul edilen anıtta, tanrılar gökyüzünü taşıyarak yeryüzü ile gökyüzü arasındaki iletişimi sağlar şekilde betimlenmişlerdir.

Bir dağın eteğinde, büyük bir kaynağın ağzında, önünde küçük bir göl de oluşturan 100 m2’lik bölümde yer alan 7 m eninde, 4 m yüksekliğinde 14 farklı taştan yapılan anıtın bir yüzünde 14 lahit boyunda bereket sembolü olan– toprak, su ve güneş- figürleri görülmektedir. 

Anıt renginden dolayı Eflatunpınar olarak adlandırılmaktadır.

Seydişehir- Tınaztepe Mağaraları

Seydişehir yakınında yatay bir zeminde 1580 m uzunluğunda, içi taban- tavan arası 65 m olan mağara, genç-yaşlı tektonik birimlerin iç içe geçtiği- 230 milyon yıllık- bir doğa harikasıdır. 

Akdeniz ve karasal iklim sınırlarında yer alan mağaranın içinin sıcaklığı-18 ve 36,5 arasında değişim göstermektedir. 

İçinde 5m-7 m yükseklikteki taraçalar, doğal köprüler ve basamaklar, tüfler, travertenler, sarkıt ve dikitler, kiltaşı- kumtaşı- marn ve konglomera karakterli kayaçların yanında bir de göl yer almaktadır.

1968-1970 yıllarında bulunan ve Fosil mağaralardan kabul edilen Tınaztepe Mağarası son yıllarda çok sayıda ziyaretçi çeken önemli bir doğa turizm merkezidir.

Akşehir- Nasreddin Hoca Türbesi

Anadolu binlerce yıl, dünyanın belki hiçbir toprağında rastlanmayacak kadar çok dil, din, inanç, değer, bilgi, vb. taşıyan insanlara farklı adlarla mesken olmuş eşsiz bir coğrafyadır.

Bu coğrafya, tüm tarihi boyunca meskeni olduğu uygarlıkların değerleriyle beslenen, büyüyen, anlayan ve anlamlandıran sayısız bilgin, ozan, mimar, filozof, vb. yetiştirmiştir. 

Bunların içinden bazıları belki de teki tüm bu birikimi bir potada eriterek en kısa, en anlaşılabilir, en çabuk kabul görür, en nüktedan söyleyen kişisi Nasreddin Hoca, Akşehir’de 1284 yılarında yaşamış bir söz söyleme ustası-dehasıdır.

Akşehir- Nasreddin Hoca Türbesi de;Nasreddin Hoca’nın var olduğu, öldüğü Akşehir’de 1905 yılında, Kaymakam Şükrü Bey tarafından yaptırılmıştır. 

Dönemin mimari özeliklerini ve süsleme tarzını gösteren bir yapı olan türbedeki beyaz mermer sandukada Nasreddin Hoca yatmaktadır.

Türbe ve Akşehir, her yıl özellikle 5-10 Temmuz tarihleri arası Nasreddin Hoca’yı Anma ve Mizah Günleri dolayısıyla çok sayıda insan tarafından ziyaret edilmektedir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top