İSTANBUL/Sarıyer- Belgrad Ormanı-Adalar ve Çevresi

Belgrad Ormanı

Avrupa Yakası- Çatalca Yarımadası- İstanbul Boğazı ile Karadeniz arasında denizden 135 m yükseklikte, 5442 hektarlık alana sahip Belgrad Ormanı, içinde birbirinden farklı 400 bitki, 18 ağaç, 169 kuş, 56 kelebek türü ile çok sayıda memeli, sürüngen hayvanı barındırmaktadır.

Bir zamanlar irili ufaklı dereler sayesinde sahip olduğu zengin su kaynağıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerinde kente içme suyu sağlarken bugün büyüyen kentin su gereksinimi karşılayamamakta ancak kent ve kentli için önemli bir rekreasyonel alanı olarak varlığını devam ettirmektedir.

Ormandaki su kaynakları üzerine Osmanlı döneminde 6 adet su bendi yapılmıştır.

Adını, Kanuni Sultan Süleyman’ın Sırbistan Seferi  dönüşünde getirdiği Belgratlılardan alan orman halen kentliler için önemli bir nefes alma merkezidir.

Adalar

İstanbul- Marmara Denizi’nde yer alan zaman zaman farklı adlarla- Evliya, Kesiş, Ruh, Cin, Halka, Prens, Kızıl- anılan, genellikle ormanlık ve otsu bitkilerden oluşan toplam 16 km2’lik alana sahip dokuz adanın- Büyükada, Heybeli, Burgaz, Kınalı, Hayırsız- Yassı ve Sivri, Sedef Adaları -Tavşan ve Kaşık – tamamı her yıl çok sayıda ziyaretçinin uğrak yerlerdir.

Büyükada

İstanbul’a bağlı adalardan en büyüğü 5400 km2 alana sahip Büyükada, kente en yakın yeri- Maltepe- 2300 m uzaklıktadır. 

Adada kentten de görülebilen iki tepe -203m Yücetepe, 163 m İsa Tepesi- bulunmaktadır.

203 m yükseklikteki Yücetepe’de, Bizans döneminde yapılan binanın yıkılmasıyla 19. yy. da tekrar inşa edilen iki katlı, kesme taştan, bazilika planlı, üç nefli yapının ruh ve sinir hastalıklarına iyi geldiğine inanıldığı için günümüzde de ziyaret edilen Ayios Yeoryios- Hagios Georgios Koudounas-Aya Yorgi Manastırı– kilisesi adanın en dikkat çekici merkezlerinden biridir.

Özellikle yaz aylarında İstanbullular ile çok sayıda yerli- yabancı turistin ziyaret ettiği adaların başında gelen Büyükada’daki bir diğer önemli yapıda denizden 163 m. yükseklikteki İsa Tepe’de yer alan Hıristos Manastırı’dır. 

Büyükada’nın önemli ziyaret noktaları;

II. Justinyanus’un 571 yılında yaptırdığı Maden semtindeki Aya İrini- Büyük Kadınlar Manastırı’nın bir sütun başlığına karısı Sofia’nında adını yazdırmıştır. 

23 Nisan ve 23 Eylül’de Yücetepe’ye tırmanarak dileklerin kabul edileceği inancıyla ziyaret edilen 6. yy. da yapılan Hagios Georgios Koudounas- Aya Yorgi -Manastırı ve Kilisesi, 1700 yılında bazilika planlı, üç nefli, sütunları, süslemeleriyle dikkat çeken Panagia Rum Ortodoks Kilisesi, 1856 yılında, bazilika planlı, üç nefli, rokoko süslemeli, moloz taştan yapılan Hagios Dimitritos Rum Ortodoks Kilisesi, 1868 yılında bazilika planlı, manastır olarak, kesme moloz taştan olarak yapılan Ayios Nikolaos Rum Ortodoks Kilisesi ile birlikte toplam dokuz Rum Ortodoks Kilisesi daha bulunmaktadır.  

Ayrıca 1858 yılında yapılan Surp Asvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi, 1915 yılına ait geniş kubbeli, adaların en büyük sinagogu Hased L’avraam Sinagogu, 1862 yılında yaptırıldığı düşünülen, St. Pacifico’ya adanan, dikdörtgen planlı, neo- klasik ve barok mimarisi, sütunları, heykelleri ve süslemeleriyle dikkat çeken San Pasifico Latin Katolik Kilisesi ve tarihi ayazmalar da adalılar ile ziyaretçilerin en çok uğradıkları yerlerin başında gelmektedir. 

Ayrıca1898- 1899 yılları arasında inşaatına başlanan ve 1903 yılında Sultan Abdülhamit ve dönemin Patriği III. İoakim’in de katıldığı bir törenle açılan, 235 odalı Rum Yetimhanesi adanın en büyük ahşap binası olarak kabul edilmektedir. 

Adanın herkes tarafından merakla, ilgi ve hayranlıkla izlenen 19.ve 20. yy. başlarına ait ahşap köşklerinden Haçapoulos Köşkü, İskenderiye Patriği Sofrainos Köşkü büyük hayranlık uyandırmaktadır.

Adanın yakın tarihi açısından önemli bir olay da 1929- 1933 yılları arasında Sovyet devrimi sırasında Troçki’nin sürgün yıllarının ilk dört yılını İzzet Paşa Köşk’ünde geçirmesidir.

Adanın Osmanlı dönemi en önemli yapısı olan neo klasik tarzdaki tarihi iskele, 1914 yılında, Tepeköy’deki  Hamidiye Cami 1895 yılında  inşa edilmiştir.

Adaya gelenler özellikle fayton turlarıyla bu tepelere tırmanıp köşklerin- Büyükada Ağası Efendi, Abdülkadir Efendi, Agopyan, Anadolu Kulübü, Arap İzzet Paşa, Arvanitis, Bedros Keresteciyan, Berc Keresteciyan, Cemal Bey, Con Paşa, Dr. Danası Kadıyoran, Dr. Kadıyoran Nizam, Fabiato, Haralanboz Çavuşoğlu, Hazzopoulo, Mazlum Bey, Mezıkı, Mızzı, Muhittin Paşa, İsmail Canbolat, Reşat Nuri Güntekin, Rum Yetimhanesi, Sabuncakis, Sebastapol, Şehzade Burhanettin, Splendit Oteli, Stefanidis, Taranto, Wiliam Jones 33, Wiliam Jones 50, Wiliam Jones 54 köşklerinin sıra Rum Mezarlığı, koylar, mesire yerleri, kayalar arasında gezinebilmektedirler.

Heybeliada

Marmara Denizi’ndeki 2700 m eni, 1200 m boyu, 2350 km2’lik alanıyla ikinci büyük toprak parçası, iki büyük tepe arasında yer alan ve bir heybe şeklindeki vadiye yayılan Heybeliada önceleri Dimoniso, Khalky, Halkitis ve Halki adlarıyla da anılmıştır. 

Temiz havası, doğası, güzellikleri ve 4 limanıyla ünlü tepeler cenneti –136m Değirmen, 85 m Ümit- Papaz, Taşocağı ve Makarios -Baltacıoğlu tepeleri – Heybeliada bahriyesiyle de tanınan bir adadır. 

Zamanında zengin Rumların lüks konut ve köşklerde yaşadığı adanın Ümit Tepe’sındeki Hagia Triada Manastırı- Ruhban Okulu’nun yanında Hagios Georgios Krimnos Manastırı, Ayios Nikolaos Kilisesi ile Hagia Ephemia- Ayia Fotini ayazmaları, Bet Yaakov Sinagogu, Senatoryum, İsmet İnönü Müzesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Abbas Halim Paşa köşkleri de bulunmaktadır. 

Ayrıca özellikle yazları Büyükada ve diğer adalarda da yapılan fayton turları çok sayıda ziyaretçinin ilgisini çekmesine karşın atlara yapılan eziyetler yüzünden daha insancıl önlemler alınmaya çalışılarak bu turlar artık motorlu araçlarla yapılmaktadır.

Burgazada

Adalar içinde üçüncü büyük alana sahip1500 m2 yuvarlak biçimli Burgazada, yaşamının yirmi yılını burada geçiren büyük yazar Sait Faik Abasıyanık ile özdeşleşmiş durumdadır. 

Sait Faik’in müze olan evinin yanında adanın en yüksek tepesi 170 m Hristos- Bayrak Tepe’de Bizans dönemine ait Hristos Manastır kalıntıları ile Hagios Ioannes- Aya Yani- Vaftizci Yahya, Hagios Georgios- Aya Yorgi adlarına adamış kiliseler, Ohel Yaakov Sinagogu, zarif köşkler, burun, fener, çamlık ve ormanlık alanlar içindeki mesire yerleri, Marta Koyu, Kalpazankaya alanı da gezilip görülmesi gereken yerlerdir.

Kınalıada

Konik biçimindeki 115 m’lik Çınar Teşvikiye ve Manastır tepelerle şekillenen 1650 km2’lik alana sahip Kınalıada, Prens adaları içinde daha çorak yapısı olan kırmızı topraktan adını alır.

Kınalıada, İstanbul’a yakınlığı dolayısıyla pek çok ulus tarafından ikametgah olarak seçildiği için günümüzde ziyaret edilebilecek önemli yapılara da sahiptir. Bu yapılardan;  İkiz konaklar, Surp Kirkor Lusavoriç Ermeni Ortodoks Kilisesi, Panagia, Khristos manastırları dönemin mimari özelliklerini göstermesi açısından görülmeye değer yerlerin başında gelirken Ayazma Plajı ile diğer plajlar özellikle yazın pek çok ziyaretçiyi çekmektedir.

İstanbul çevresindeki diğer adalardan 1430 km’ lik alana sahip, iki plajlı, Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılan ve içinde çok tavşan olduğu için bir ara Tavşanadası olarak da anılan, bitki örtüsünün sedefe benzetilmesinden bu adı alan Sedefadası, 185 m eni, 740 m boyundaki Hayırsız adanın Yassı olanı, düz arazili, sahilleri ve bir de limana ve Deniz Kuvvetleri eğitim tesisine sahip Yassıada en çok bilinen adalardandır. 

Hayırsızada’nın diğeri ve en küçük alana sahip adası denizden 90 m yükseklikte bir tepesi, bir limanı, Bizans döneminde inziva yeri olarak kullanılan ve o döneme ait bir de tatlı su kuyusu ve 10. yy. ait manastırı olan Sivriada ile küçük bir ada olarak bir iskelesi, iki küçük evi olan eskiden Pita adıyla anılan ve kaşığa benzediği için Kaşıkadası denilen ada da dikkat çekici yerlerdendir.

İstanbul Çevresi

Çatalca yakınlarında tarihi MÖ 5000 yılarına giden İnceğiz Köyü yakınlarında, içinden Karasu Deresi geçen İnceğiz Mağarası, kireç taşından dolayı kolayca oyulabilen sonraki dönemlerde de kullanılan mağara 4. ve 5.yy. dan 14. yy.a kadar sığınma amacıyla kullanılmıştır. 

Cenevizliler zamanında da kullanıldığı varsayılan mağarada Bizans dönemine ait kaya kiliseleri bulunmaktadır. 

İstanbul’da gezilip görülecek, tarihine tanıklık edilecek, oturup dinlenilecek yer, mekân, yapıt bulunmaktadır ki burada pek çoğu sayılamasa da bazılarına değinmeden olmaz diyerek;

Büyükdere, Bahçeköy, Kemerburgaz yakınlarında 345 hektarlık içinde çok sayıda ördekli gölet ve ağaç, kuş, vb. bulunduğu Atatürk Arboretumu, Poyrazköy- Beykoz, Fener Köyü, Yuşa Tepesi’ni de anımsatmak gerekir.

Kentin diğer önemli tarihi yapıtlarından parçaları vb. sergileyen kentin tarihi belleği olarak adlandırılan ve gezilmesi gereken önemli yerlerin başında gelen müzelerden; Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi, Askeri, Aşiyan, Atatürk, Avrupa Kültür Başkenti Mübadele müzeleri, Aya Yorgi Rum Manastırı, Aynalıkavak Kasrı, Adam Mickiewicz, Basın, Beşiktaş JK, Beyazıt Kulesi, Beylikdüzü TV Kulesi, Borusan Contemporary- Perili Köşk, Büyük Saray mozaikleri, Çağlar Boyu Aydınlatma Isıtma Koleksiyonları, Deniz ve Su Ürünleri, Doğançay Müzesi, Eyüp Sultan Cami, Fenerbahçe Spor Kulübü, Fethiye- Pammakaristos Manastırı, Florence Nightingale, Florya Atatürk Deniz Köşkü, Galata Mevlevihanesi, Galatasaray, Halı, Havacılık, Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Makineleri, Hisarlar, Ihlamur Kasırları, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi, İstanbul Deniz, İstanbul Fotoğraf, İstanbul Modern Sanat, İstanbul Oyuncak, Jale Kuşhan Balmumu Heykel, Karikatür ve Mizah- Gazanfer Ağa Külliyesi, Kız Kulesi, Kristal Istanbul, Küçüksu Kasrı, Maslak Kasırları, Miniatürk, Pera, Pierre Loti Tepesi, Rahmi M. Koç, Sakıp Sabancı, Süleymaniye Cami, TCDD İstanbul Demiryolu, Tophane Saat Kulesi, Türbeler, Müzesi Müdürlüğü, Türk Vakıf Hat Sanatları, Türk ve İslam Eserleri müzeleri meraklılar tarafından her yıl binlerce ziyaretçinin uğrak yerleridir. 

İstanbul’un sahilini süsleyen zaman içinde çoğu yanarak kaybolsa da hala kentin en güzel tarihi yapılarından yalılar ve köşkler; Anadoluhisarı -Amcazade Hüseyin Paşa, Bahriyeli Sedat Bey, Hekimbaşı Salih Efendi, Komodor Remzi, Manastırlı İsmail, Riyaziyeci İzzet Bey, Rıza Bey, Zarif Mustafa Paşa, Beykoz-Ahmet Mithat Efendi, Hamlacıbaşı, Abdülhamit Paşa, Debreli İsmail Paşa, Beylerbeyi-Hasip Paşa, Kazım Kadri, Mabeynci Faik Bey, Münevver Ayaşlı, Çengelköy-Bostancıbaşı Abdullah, Kaymak Mustafa Paşa Cami, Sadullah Paşa, Server Efendi, Çubuklu-Ahmet Rasim Paşa, Halil Ethem Bey, Yedi Sekiz Hasan Paşa, Kandilli-Edip Efendi, Hadi Semi, Kont Ostrorod, Kanlıca- Dr.Ali Mazhar, Esvapcı Ahmet Bey, Ferruh Efendi, Hacı Ahmet Arif Bey, Marki Necip Bey, Mehmet Muhtar Paşa, Nazım Paşa, Nuri Paşa, Prenses Rukiye, Sadrazam Saffet Paşa, Yagcı Şefik Bey, Yaglıkcı Hacı Reşit Bey, Küçüksu- Kıbrıslı Mehmet Paşa, Kuzguncuk-Fethi Paşa, Üryanizade Esat Efendi, Serasker Rıza Paşa, Üsküdar- Paşal Bastımar, Arapzade, Salacak Çürüksulu, Vaniköy- Ahmet Nazif Paşa,  Kadınefendiler, Kazasker Necmettin Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem, Vani Mehmet Paşa, Arnavutköy- Ayazpaşazade, Halet Çembel, Baltalimanı- Mediha Sultan, Bebek-Emine Valide Sultan, Büyükdere- Azaryan, Holden, İspanyol Sefareti, Emirgan- Aziz İzzet Paşa, Şerifler,  İstinye-Faik Bey Pakize Hanım, Müsır Fuat Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Kafeliköy- Baycu Sahilhanesi, Dıkranyan Efendi, Kireçburnu-Memduh Paşa, Kuruçeşme- Muhsinzade Mehmet Paşa, Ortaköy- Esma Sultan, Hatice Sultan, Naime Sultan, Rumelihisar- Yılanlı, Tophane Musırı, Sarıyer-Esayan, Kayseriliyan, Rusya Sefareti, Tarabya-Alman Sefareti, Huber Sahilhanesi, İtalyan Sefareti, Kalender Sahilhanesi, Yeniköy-Ahmet Afif  Paşa, Aleko Nikoladis,Ali Rıza Paşa, Beyazcıyan, Burhanettin Sezeral, Cezayirliyan Sahilhanesi, Dadyan, Doktor Muaffak Gören, Dr. Hulisi Behçet, Ebubekir Ratıp, Eyüp Paşa, Faik ve Bekir Beyler, Gazioğlu, Hayrettin Baran, Karatodori, Madenci Arif Bey, Mısırlı Fuat Bey, Saip Özden, Sait Halim Paşa, Sandoz, Şehzade Burhanettin Efendi, Selahattin Adil Paşa, Tahsin Özer, Tansu Çiller, Ziya Kalkavan Yalıları ile köşklerden; Acibadem- Ahmet Ratıp Paşa, Ayrılıkçeşme- Ziyaettin Efendi, Beylerbeyi-Cemil Molla, Caddebostan- Abdüllatif  Suphi, Caddebostan- Cemil Topuzlu, Ragıp Sarıca, Tevhide Sarıca, Theron Damon, Çamlıca-Yusuf İzzettin Efendi, Çengelköy-Ali Nizami Paşa, Macar Fevzi Paşa, Şehzade Vahdettin Efendi, Erenköy-Ahmet Reşat Paşa, Arif Hikmet Paşa, Kabasakal Mehmet Paşa, Kabasakal Mehmet Paşa Selamlık, Mihran Efendi, Zürafalı ,Fenerbahçe-Kalamış Jean Botter, Göztepe- Abdullah Galip Paşa, Arap Tahsin Paşa, Müsır Mehmet Hayri Paşa, Ömer Faik Paşa, Rıdvan İsmail Paşa, Rukiye Sultan, Zülüflü İsmail Paşa, Kızıltoprak- Esat Toptanı Paşa, Kuzguncuk-Ayşe Sıdıka Hanım Marco Paşa, Laleli-Letafet Apartmanı, Moda-Arif Sarıca, Dawson, Dr. Mahmut Ata, Mahmut Muhtar Paşa, Üsküdar- Bağlarbaşı-Halife Abdülmecit, Ömerhilmi Efendi, Üsküdar- İhsaniye- Hafız Mehmet Bey, Mustafa Nevzat, Üsküdar -Paşalimanı- Fethi Paşa Beyaz, Fethi Paşa Bordo, Üsküdar-Salacak- Çürüksulu Ahmetpaşa, Emirgan-Korusu-Beyaz, Pembe, Sarı, Sakıp Sabancı Müzesi Atlı, Rumelihisar- Aşiyan-Tevfik Fikret, Yıldız Parkı-Çadır, Malta, Sultanahmet-İsmail Dede Efendi, Yeşil  köşkleri ve konaklardan  Beyazıt-Keçecizade Fuat Paşa, Mehmet Emin Ali Paşa, Zeynep Kamil Hanım,  Cağaloğlu-Bülbül Teyfik Paşa, Münir Paşa, Rauf  Paşa, Fatih Atıkalı, Kenan Rıfai,  Fatih Horhor Abdüllatif  Suphi Paşa, Süleymaniye-Kayserili Ahmet Paşa, Sultanahmet-Talat Paşa,Vefa- Mütercim Rüştü Paşa konakları kentin önemli ikametgahlarıydı.

Ayrıca kentin özellikle ticari merkezlerinde yer alan hanlar; Beyazıt -Yağlıkçılar Cebeci, Çakmakçılar- Büyük Valide, Büyük Yeni, Divanyolu- Vezir Ağa, Eminönü-Rüstem Paşa Büyük Çukur, Laleli- Çukurçeşme, Mahmutpaşa-Kürkçü, Sabuncu, Nuriosmaniye- Çuhacı hanları bulunmaktadır.

Ayrıca kentte gezilmesi gereken diğer önemli yapılar; Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı, Zeyrek ve 12.  yy. da II. Ioannes Komnenos tarafından yaptırılan Pantaokrator Kisisesi, 1453’ten sonra Zeyrek Mehmet Efendi tarafından camiye çevrilen Zeyrek Cami görülmesi gereken önemli tarihi mekânlardır.

Ayrıca doğal alanlardan Şile- Yeşilvadi Köyü treking alanı pek çok yer kentin önemli doğal alanlarıdırlar. Çeşmeler; türbeler, antik yapılar, kiliseler, köşkler, külliyeler, sütunlar, sebiller, hanlar, hamamlar, tarihi okullar, konaklar, yalılar, kütüphaneler, mezarlıklar ile İstanbul’un her taşının tarihi, kültürel, ekonomik ve doğal bir değeri vardır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top