
Gaziantep Hanları
Selçuklu ve Osmanlı sivil mimari örneklerinden hanlar; ticari amaçlı kervanların, yolcuların konakladıkları mekanlardır.
Hanların ticaret yolları üzerinde, birer günlük mesafede inşa edilenlerine de Kervansaray denir.
Kale görünümlü hanlarda bir ticaret kervanının her türlü ihtiyacını karşılamaktaydılar.
Hanların üst katlarında genellikle tüccarların konaklamaları için odalar bulunur, diğer bölümlerinde ise ambarlar ve geniş avlular yer alırdı.
Genelde giriş katında ahırlar ve eşya odaları bulunurdu.
Gaziantep’te vaktiyle 31 han vardı. Bunlardan bir kısmı yıkılarak, bir kısmı ise mimari yönden değişikliğe uğrayarak yok olmuşlardır.14. yy. ve 15 yy. yapılan ve ticari zenginliğin tanıkları olarak bugün de yaşamlarını sürdüren, hanlar ise şunlardır: Şire Hanı, Bayazhan, Gümrük Hanı, Pürsefa Hanı, Tuz Hanı, Hışva Han (Lala Mustafa Paşa Hanı) Mecidiye Hanı, Emir Ali Hanı, Anadolu Hanı, Kürkçü Hanı, Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Tütün Hanı, Hacı Ömer Hanı, Büdeyri Hanı, Millet Hanı ve Yeni Han’dır.
Gümrük Han (Yaşayan Müze)
Kentin önemli hanlardan Gümrük Han, Hacı Ömer Efendi tarafından 1873-1878 yılları arasında yaptırılmıştır.
‘Yolcu Hanı’ olarak inşa edilen hanın zemin katında depo ve ahır, üst katında da yolcu odaları vardı.
Geleneksel Osmanlı han mimarisi içinde tek avlulu, iki katlı han mimarisi özellikleri taşıyan han,
Bir süre dükkân ve depo olarak kullanılmıştır.
Gaziantep’ teki 18 handan biri olan Gümrük Han’da kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının üretim ve satış merkezi olarak Yaşayan Müze olarak kullanılmaktadır. kimliği ile hizmet sunulmuştur.
Gümrük Han’da gümüşçülük, tesbihçilik, ressam kilimci, aba dokuma, mozaik, cam üfleme, bakır işleme, takunya, ebru, eski gelinlik salonu, Antep işi, el ürünleri satış yeri, ahşap oyma, kutnu dokuma, yemenicilik, kilimcilik ve sedefkârlık meslekleri yaşatılmaktadır.
Zincirli (Hüseyin Paşa ) Bedesten
1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan binanın kitabesi Kusuri tarafından yazılmıştır.
İnce uzun, üstü kapalı çarşı demek olan Bedestenler’den Zincirli Bedesten’inde 80 adet dükkan vardı.
Yangınlarla tahrip olan yapı 2008 yılında onarılmıştır.
Millet Hanı (Keçeciler Bedesteni-Bedesten-i Atik, Karanlık Bedesten)
Osmanlı han mimarisi içinde iki katlı, tek avlulu hanlar grubuna giren yapı, Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa tarafından 1575 yılında yaptırılmıştır.
Hana sonradan Pazar Hamamı, batısı Bıçakçı Çarşısı, güneyi Salaba ağzı, Kazaz Çarşısı eklenmiş ve kuzeyi kale olmak üzere kervansaray niteliği kazanmıştır.
1890 yılında üste kat çıkılan yapıyı, Atatürk’ün Gaziantep’i ziyareti sırasında Atatürk Hanı olarak değiştirilmek istenen hanın ismi, büyük önderin “Bu han benim değil milletin hanı olsun” sözlerinin ardındanMillet Hanı olarak tarihteki seyrine devam etmiştir.
Günümüzde Kültür Yolu üzerindeki önemli duraklardan biri olan yapı, turistik el sanatları mağazaları ve dinlenme alanı olarak hizmet vermektedir.
Hışva (Pamuk Kozası-Lala Mustafa Paşa) Han
Kale eteğinde, 1563-1577 yılları arasında Lala Mustafa Paşa’nın Halep ve Şam Beylerbeyliği görev yapan Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığını varsayılan hanın tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.
Kentin en eski hanı, tek katlı hanlar gurubuna girmektedir.
Bazı kısımları halen dükkan olarak, iç bölümde ise avluya açılan odaların yolcuların konaklamaları amacıyla, revaka açılan mekanların ise depo ve ahır olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
Büdeyri Han
Plan ve süsleme benzerliği nedeniyle 1890 tarihli Kürkçü Hanı ile aynı yıllarda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Bu nedenlerle Büdeyri Hanın 19.yüzyılın sonlarında yapıldığı düşünülmektedir.
Anadolu -Halıcılar Çarşısı- Hanı
Hanın ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, 19. yy.’da inşa edildiği tahmin edilmektedir. Osmanlı han mimarisine uygun iki avlulu, iki katlı hanlar grubuna giren yapı Yolcu Hanıolarak inşa edilmiştir.
Zemin katındaki mekânlar depo ve ahır olarak, üst katlarda yer alan odalar ise yolcuların konaklaması amacıyla yapılmıştır.
Yeni Han
Osmanlı han mimarisi özelliklerine sahip tek avlulu, iki katlı hanlardan olan yapının 1757-1785 yılları arasında yapıldığı düşünülmektedir.
İnşasında siyah ve sarımtırak renkte küfeki kesme taş kullanılan yapının zemin katındaki mekanlar depo ve ahır, üst kattındaki odalar ise yolcuların konaklaması amacıyla yapılmıştır.
Hanın giriş katında bir süre taş ocağı olarak kullanılan daha sonraları yeni hanın misafirlerinin hayvanlarına ahırlık yapan Kaleoğlu Mağarasıyer almaktadır.
Günümüzde restore edilen mağara Kültür Yolu’nun önemli dinlenme ve serinleme mekanı olarak hizmet vermektedir.
Şire Han
7500 m2’lik alanı ile hem Gaziantep’in hem de çevre illerin en büyük kervansaraylarından olan handa bölgeye özgü üzüm, pestil, sucuk, pekmez, bal, tereyağı, fıstık gibi ürünlerin satılmasından dolayı Şire Hanı adını almıştır.
Klasik Osmanlı han mimarisine göre Mustafa Ağa (Say) tarafından 1865-1885, 25 yılda yaptırılmıştır.
Dikdörtgen planlı hanın diğerlerinden farkı, üç cephesinde anıtsal üç taç kapı bulunmasıdır.
Büyük bir yangın geçiren yapı onarılarak ticari amaçlı (yöreye özgü ürünler satan dükkanlar vb.) hizmete açılmıştır.
Tarihi Antep Evleri
Yüksek duvarlı, dışarıdan soyutlanmış olarak havara taşı (yumuşak kalker), topak taşı, keymıh (sert kalker), minare kayası, bazalt (karataş), beyaz mermer, kırmızı mermer ve doğadan toplanan bazı renkli taş cinsleri kullanılarak inşa edilen evler genellikle iki ya da tek katlı olarak hayata (avlu) bakar şekilde tasarlanmışlardır.
Kullanılan malzemelerden dolayı evler, yazları serin, kış aylarında ise sıcaktır. Alt katında sokağa açılan pencere olmaz. Evlerin merdiven altında çiçeklikler, kuyular ve ortasında Ganne denilen havuz bulunurdu.
Üst katına dıştan merdivenle çıkılan evlerin sofaya sıralı çoğunlukla eyvanlı odaların boyalı ya da resimlerle süslü tavanlarına ahşap kirişlemeler üzerine kaplama ya da bağdadi sıvaya uygulandığı görülmektedir. Çatıları da önceleri toprak çatıyla örtülüyken daha sonra alaturka kiremit (yörede bardak denir) tercih edilmiştir.
Çatı altlarıhavalandırmanın iyi olması nedeniyle kiler (hazna)olarak da kullanılmaktadır.
Üst katlarında yola bakan büyük kafes pencereler bulunan evlerin görsel açıdan da zengin tüm pencerelerinde üzerinde ışık ve hava sağlayan kuş tagası bulunmaktadır.
Gaziantep Bakırcılar Çarşısı
Bakırcılar Çarşısı olarak anılmasına karşın çok sayıda farklı esnaf, 19. yy.’a ait taş döşenmiş sokaklardaki hanlardaki tek katlı ahşap kaplamalı sert kalker taş -keymıh kemerli dükkanlarında çalışırlar.
Çarşı, yenilikçi düzenlemelerle Kültür Yolu Projesi ile Tarihi Kentler Birliği’nin Başarı Ödülü’nü almıştır.

Tarihi Tahmis Kahvesi
Önceleri cevizden büyük dibeklerde, karataş ya da aynı ağaçtan yapılan aletlerle dövülen kahvenin dövüldüğü yere Tahmis denilmekteydi
Kentteki tarihi Tahmis Kahvesi de 1638 yılında Türkmen Ağası ve Sancak Beyi olan Mustafa Ağa tarafından Tekke’ye (Mevlevihane) gelir getirmesi amacıyla yaptırılmıştır.
İki katlı yapıda han, dükkanlar ve kahve 1901-1903 tarihlerindeki iki büyük yangınla yok olmasına karşın mevlevihane postnişi (mevlevihanenin şeyhi) Feyzullahoğlu Şeyh Mehmet Münip Efendi Buğday Hanı’nı, Tahmis Kahvesi’ni ve 33 dükkânı yeniden yaptırmış ve vakfetmiştir..
Anlatıla gelen hikayeye göre, 4. Murat Bağdat Seferi sırasında burada dinlenerek Tahmis Kahvesi içmiştir.
