
Sungurlu Cami
İlhanlılar döneminde Niğde Valisi Sungur Bey tarafından 1335 yılında yaptırılan caminin mimarı bilinmemektedir.
Kent merkezindeki cami, 18. yy. yangınından sonra yeniden inşa edildiği için orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.
En dıştan 28.45 m x 37.10 m ölçülerindeki yapının mimari özelliği, taş işçiliği, bitkisel, geometrik ve figürlü süslemelerinin zenginliği görülmeye değer niteliktedir.
İki yanında iki minaresi bulunan cami, eyvanın kaburgalı tonozu, mihrabiyeleri, köşe sütunçeleri ve eyvan duvarlarındaki çeşitli figürler- 8 kollu yıldızlar, kıvrık dallar, geometrik ve bitkisel motifler, hayvan figürleri- kuş, fil, oğlak, at, panter, antilop, ejder, sıçan, boğa, tavşan, maymun, köpek, aslan, koyun, ördek ve balık– son derece etkileyicidir.
Ayrıca caminin yanında Sungur Bey’e ait bir de türbe bulunmaktadır.

Alaeddin Cami
Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başaran tarafından, 1223 yılında, Mimar kardeşler Sıddık ile Gazi’ye düzgün, sarı kesme taştan ve iki kapılı olarak yaptırılan dikdörtgen planlı cami zaman içinde geçirdiği onarımlarla orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.
Avlusu olmayan ve üç kitabeli caminin en dikkat çekici yönü baharda öğleye doğru güneş ışınlarının gölsesinin Taçlı Kadın Başı figürünü yansıtmasıdır.
Ayrıca caminin Selçuklu dönemi işçiliği, geometrik ve bitkisel süslemeleri, mukarnas işleri, minber- mihrap güzelliği, damalı tek şerefeli minaresi hala son derece güzel ve değerli mimari unsurlardır.
Cami kubbesinin tonoz örtüleri, kesme taşla onarılmış daha sonra kurşunla kaplamıştır. Hariminin kuzeydoğusunda da bir çeşme dikkat çekmektedir.
Hüdavend Hatun Kümbeti (Türbesi)
İhanlı Valisi Sungur Bey zamanında, IV. Kılıçarslan’ın kızı Hüdavend Hatun tarafından 1312 yılında, tek katlı, sekizgen planlı, kubbeli, dıştan piramit örtülü yıldız motifleriyle süslü taç kapılı Hüdavend Hatun Kümbeti de kentin önemli Selçuklu yapılarındandır.
Türbenin yapımında trakit (kayaç) taşı ve beyaz mermer kullanılmıştır. İçten 16 kenarlı kasnak, dıştan sekiz kenarlı piramit külah örtmektedir.
Yapının genelinde süsleme olarak bitkisel, geometrik ve özellikle figürlü plastik bezemeler dikkat çekmektedir.
Gündoğdu Türbesi
İl merkezinde, Hüdavent Hatun Türbesi yakınında, kitabesi olmadığı için tam tarihi bilinmeyen türbede yatan Gündoğdu’nun oğlu Hakkı Besvap’ın ölümü 1344 tarihli olduğu için türbenin de bu tarihe yakın yapıldığı düşünülmekte ancak yapan ve yaptıranı bilinmemektedir.
Tek katlı, kare planlı, klasik türbe mimarisini yansıtan 6.50×6.50 m ölçüsündeki yapıda trakit taşı, mermer ve tuğla kullanılmıştır. Her yönünde birer pencere bulunan sade görünümlü türbenin üstü kubbe ile örtülüdür.Pencerelerin kenarı ve türbe geneli motiflerle bezelidir.
Gülbaba Türbesi
Güllüce Köyü Mezarlı’ndaki türbede 1600-1700 yıllarında yaşayan Gülbaba lakaplı Misâli Baba yatmaktadır. Tek katlı klasik türbe mimarisiyle yapılan türbenin sadene mimarisi ve ssülemeleri dikkat çeker.
Sarı Saltuk Türbesi
Bor İlçesin’ndeki türbede Hacı Bektaşi Veli’nin çağdaşı, Sarı Saltuk yatmaktadır. 13. yy. türbe mimarisine bağlı kalınarak inşa edilen yapının sade süslemelerle bezelidir.
Şeref Ali Türbesi
Sungur Bey, Kesikbaş, Ağa Yusuf, Arap Dede, Şah Süleyman türbeleri gibi Niğde ili merkezinde İl merkezinde, 1865-1866 yıllarında Hacı Said Paşa tarafından yaptırılan dikdörtgen planlı, tek katlı, 5.90x 9.20 m ölçülerindeki türbe trakit taşından inşa edilmiştir.
Yapı genelinde sade süslemeler görülmektedir.
Esen Bey Türbesi
Eretna HükümdarI Gıyaseddin Mehmet Bey’in oğlu, II. Eretna’nın oğlu Esen Bey’e ait türbe genelinde moloz taş kullanılmıştır. Kare planlı, sivri kubbeli türbenin genelinde sade süsleme dikkat çeker.
Ahmet Kuddusi Türbesi
Bor ilçesinde , divan şairi Ahmet Kuddusi adına 1769 yılında yapılan türbe dönemin türbe mimarisine göre oldukça sade inşa edilmiştir.
Şah Süleyman Türbesi
6.10×7.50m ölçülerindeki Şah Süleyman adına inşa edilen türbenin yapım tarihi bilmemektedir.
Tek katlı, eyvan tipi türbelerden trakit taş ve tuğladan yapılan türbenin süslemesi oldukça sadedir.
Kesik Baş (Şemsi Tebrizi) Türbesi
İl merkezinde yer alan tek katlı, dikdörtgen planlı türbe 5.40 m x 9.95 m ölçülerindedir.
Trakit taş ile sade bir mimari ile yapılan türbenin süslemesi de oldukça sadedir.
Kemal-İ Ümmi Türbesi
Kare planlı, tek kubbeli türbe düzgün kesme taştan inşa edilmiştir. İçerisinde iki mezar bulunan sekizgen kubbeli türbe restore edilerek orijinalliğini oldukça yitirmiştir. Türbenin bitişinde bir de mescit bulunmaktadır.
Dörtayak Türbesi
İl merkezinde yer alan türbe kitabesi olmadığı için yakınındaki cami ve çeşme ile yapıldığı varsayılmaktadır.
Kasnak biçimli kubbesi olan türbe kısa zaman önce restore edildiği için orijinalliğini oldukça yitirmiştir.
Niğde ili ve çevresindeki diğer camiler
1452 yılında yaptırılan, onarımlarla dönem özelliği ve orjinalitesini yitiren, dikdörtgen planlı, ahşap tavanlı, tek şerefeli minaresiyle son derece sade bir yapı olan Afife Hanım Cami, 1670 yılında, 13×30.60 m ölçülerinde çeşitli yerlerinde trakit, bazalt taşları, mermer ve ahşap kullanılarak yapılan bir cami olan Murat Paşa Cami’nin tek şerefeli minaresi, farklı büyüklükte dört kubbe ile örtülü, ince ve sade işçiliği ile dikkat çeken yapı onarımlarla orijinalliğini önemli ölçüde yitirmiştir.
Ayrıca, 16. yy. da, ağırlıklı olarak trakit ve kesme taşlar kullanılarak yapılan, 17 pencereli kubbe kasnağı ve ile dikkat çeken camilerden olmasına karşın onarımlarla dönemsel özelliğini yitiren ancak işçilerdeki detayları halen görülebilen Dışarı- Çelebi Hüsamettin Cami bulunmaktadır.
1694 yılında, Hacı Hasan tarafından yaptırılan Kığılı- Pazar Cami’nin tek kurşun kubbesi ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Yapının genelinde trakit taşı ve mermer kullanılmış, 11 pencereli kubbe kasnağı, ince işliği ile göz dolduran, aydınlık bir iç hacme sahip Kığılı- Pazar Cami onarıldığı için eski özgünlüğünü yitirmiştir.
Kent merkezindeki cami, 1712 yılında, kaba-ince yontu taş ve ahşap malzemelerle yapılan Sır Ali Cami yanında bir çeşme ve tek şerefeli bir minareye sahiptir.
Enine dikdörtgen planlı, düz ahşap tavanlı cami örneklerinden ancak onarımlarda orijinalliğini yitirmemiş bir yapıdır.
Ayrıca Sır Ali Cami ve 1764- 1765 yılında, Ebu Bekir Ağa tarafından sarı renkteki kaba yontu taştan yaptırılan, mihrap, paye ve kemerlerinde ince yontu taş kullanılan, düz ahşap tavanlı, son derece sade Dört Ayak- Künkbaşı- Cami ‘nin de yanında tek şerefeli bir minaresi de vardır.
1747 yılında, Abdurrahman Paşa tarafından 9.25 m x 12.20 m boyutlarında yaptırılan, yapımında çoğunlukla sarı trakit taşının kullanıldığı görülen, İon sütun başlıklarıyla dikkat çeken yapının geneli abartısız olarak düzenlenmiş olsa da taç kısmı süslemeleri –lale, ve özgün çiçekler, dallar vb.– ile dikkat çeken Rahmaniye Cami kentteki görülecek dini yapılardandırlar.
Niğde ve Çevresindeki Tarihi Yapılardan
Hitit- Frig Porsuk Köy Ören Yeri, Çamardı- Kavlaktepe- Göltepe- Kestel Ören Yeri, Yeşilyurt- Keçikalesi Köyü kalıntıları, Karatlı- Kuş Kayası ve Kaya Mezarları ile Selçuklu dönemi; Hüdavent Hatun Türbesi, kentin en eski camisi kabul edilen, I. Alâeddin Keykubad döneminde, 1233 yılında yapılan ve Hatıroğlu Cami, Dörtayak ve Hatun türbeleridir.
1344 yılında, Hakkı Besvap adına, kare planlı, içten kubbeli olarak inşa edilen süslemeleriyle dikkat çeken Gündoğdu Türbesi bulunmaktadır.
İlhanlı Valisi Sungur Bey zamanında, IV. Kılıçarslan’ın kızı Hüdavend Hatun tarafından 1312 yılında, sekizgen planlı, kubbeli, dıştan piramit örtülü yıldız motifleriyle süslü taç kapılı Hüdavend Hatun Kümbeti de kentin önemli Selçuklu yapılarındandır.
Karamanoğulları dönemi; 15. yy. da Osmanlı yapısı olarak da anılan ve Ali Paşa tarafından yaptırılan sonradan oğlu Murad Paşa tarafından genişletilen, 1909 yılından sonra onarılan yanında türbe ile çeşmenin de bulunduğu Paşa Cami, Karamanoğlu Alaeddin Bey tarafından 1410 yılında, dikdörtgen planlı olarak yaptırılan Bor- Ulu Cami ve Kale Cami, 1413 yılında, kare planlı olarak tasarlanan, tek kubbeli, ince işçilikli sedef kakmalı minbere sahip Şah Mescit, 1452 yılına ait olmasına karşın daha sonra Arife Hanım tarafından onarılan tipik Karamanoğulları yapısı Afife Hanım Mescidi ve Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey tarafından 1409’da beyaz mermerden, Selçuklu mimari izleri taşıyan Ak Medrese’nin 1936 yılında onarıldığı bilinmekle beraber yapının geometrik süslemeleri dikkat çekmektedir.
Osmanlı dönemi, 17. yy. Ulukışla- Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Şerifali Türbesi ve Kığılı Cami, Murat Ali paşa Cami, Hüsamettin Paşa- Dışarı– camidir.
Hıristiyanlık, Bizans dönemini, Gümüşler Manastırı, Constantinus ve Helena Kilisesi, Çamardı- Kavlaktepe Yeraltı Şehri kentteki görülmesi gereken tarihi yapılardır.
Kentin doğal merkezlerinden Kocapınar Suyu ve Çamuru, Çiftehan Kaplıcaları, Kemerhisar İçmesi, 3756 m Aladağlar ve Milli Parkı ve Cımbar Vadisi, Kazıklıali Kanyonu, Göllüdağ, Narlıgöl, Çinili Göl, Nar Vadisi, Kayardı Bağları bölgede ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.
Hitit- Frig Porsuk Köy Ören Yeri, Çamardı- Kavlaktepe- Göltepe- Kestel Ören Yeri, Yeşilyurt- Keçikalesi Köyü kalıntıları, Karatlı- Kuş Kayası ve Kaya Mezarları ile Selçuklu dönemi; Hüdavent Hatun Türbesi, kentin en eski camisi kabul edilen, I. Alâeddin Keykubad döneminde, 1233 yılında yapılan ve Hatıroğlu Cami, Dörtayak ve Hatun türbeleridir.
1344 yılında, Hakkı Besvap adına, kare planlı, içten kubbeli olarak inşa edilen süslemeleriyle dikkat çeken Gündoğdu Türbesi bulunmaktadır.
İlhanlı Valisi Sungur Bey zamanında, IV. Kılıçarslan’ın kızı Hüdavend Hatun tarafından 1312 yılında, sekizgen planlı, kubbeli, dıştan piramit örtülü yıldız motifleriyle süslü taç kapılı Hüdavend Hatun Kümbeti de kentin önemli Selçuklu yapılarındandır.
Karamanoğulları dönemi; 15. yy. da Osmanlı yapısı olarak da anılan ve Ali Paşa tarafından yaptırılan sonradan oğlu Murad Paşa tarafından genişletilen, 1909 yılından sonra onarılan yanında türbe ile çeşmenin de bulunduğu Paşa Cami, Karamanoğlu Alaeddin Bey tarafından 1410 yılında, dikdörtgen planlı olarak yaptırılan Bor- Ulu Cami ve Kale Cami, 1413 yılında, kare planlı olarak tasarlanan, tek kubbeli, ince işçilikli sedef kakmalı minbere sahip Şah Mescit, 1452 yılına ait olmasına karşın daha sonra Arife Hanım tarafından onarılan tipik Karamanoğulları yapısı Afife Hanım Mescidi ve Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey tarafından 1409’da beyaz mermerden, Selçuklu mimari izleri taşıyan Ak Medrese’nin 1936 yılında onarıldığı bilinmekle beraber yapının geometrik süslemeleri dikkat çekmektedir.
Osmanlı dönemi, 17. yy. Ulukışla- Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Şerifali Türbesi ve Kığılı Cami, Murat Ali paşa Cami, Hüsamettin Paşa- Dışarı– camidir.
Hıristiyanlık, Bizans dönemini, Gümüşler Manastırı, Constantinus ve Helena Kilisesi, Çamardı- Kavlaktepe Yeraltı Şehri kentteki görülmesi gereken tarihi yapılardır.
Kentin doğal merkezlerinden Kocapınar Suyu ve Çamuru, Çiftehan Kaplıcaları, Kemerhisar İçmesi, 3756 m Aladağlar ve Milli Parkı ve Cımbar Vadisi, Kazıklıali Kanyonu, Göllüdağ, Narlıgöl, Çinili Göl, Nar Vadisi, Kayardı Bağları bölgede ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.
