Silifke- Örenköy yakınlarındaki Olba- Ura- Antik Kenti- Olba Rahip Krallığı, Dağlık Kilikia Bölgesi’nin büyük bir bölümünü kapsamaktadır.
Denizden 1200 m yükseklikte, Teukros olarak anılan hanedan mensuplarına ait bölgenin en eski yerleşim yeri Ura ( Olba Rahip Krallığı’nın) kuruluş tarihi tam olarak saptanamasa da pek çok önemli uygarlığa –Helen, Roma, Seleukos, Selçuklu vb.– ev sahipliği yaptığı belirlenmiştir.
MÖ 333 yılında Pers- Makedon savaşı İssos Savaşı ile bölge Helenleşmeye başlar. İskender’in eline geçen Dağlık Kilikya bölgesinde Kalykadnos (Göksu) ve Lamos nehirleri arasında kalan Olba Tapınak Devleti de bulunmaktadır.
Dağlık Kilikia Bölgesi toprakları uzun zaman Zeus Tapınağı rahipleri tarafından yönetildikten sonra Seleukos hanedanından MÖ 296- MÖ 280 I. Seleukos Nikator Dağlık Kilikia’nın iki yerleşim yerini- Holmoi-Taşucu ve Olba- birleştirip Synoikismos adıyla yeni bir kent oluşturmuştur.
Tarihi boyunca sık sık korsan saldırılarına uğrayan bölge ve kenti korumak amacıyla MÖ 102 Romalı Marcus Antoinus, Kilikia’nın batısındaki Pamhhylia ve Pisidia’yı Asia’ya bağlamış ve yerli halktan Aba’yı Olba’ya kraliçe yaparak asayişi sağlamıştır.
Kentin huzurunu bozmaya devam eden korsan saldırılarını yıllar sonra yine Romalı MÖ 64 yılında Pompeius Magnus ortadan kaldırabilmiş ve bölgede tam bir Roma hâkimiyeti kurularak Tarsos- Tarsus’u Kilikia’nın başkenti yapmıştır.
Bir süre sonra korsan saldırıları tekrar başlayınca pek çok Kilikia kenti gibi Olba’da halk tarafından terk edilmeye başlamıştır.
Yine Roma dönemi, MÖ 19 yılında Roma İmparatorluğu’nun tek adamı Octavianus Augustus Kilikia’ya gelmiş ve bölgenin güvenliği için Roma barışı- Pax Romana’yı yürürlüğe koymuş, yerli kral ile kraliçeleri ödüllendirmiş, emekli Romalı askerleri bölgeye yerleştirip bölgede yeni bir Roma kolonisi oluşturmuştur.
1. yy.’da Mut- Claudiopolis, Göksu- Kalyadnos, Silifke- Selevkia- Seleukeia ad Kalykadnos özgür kent statüsünü alınca Olba Rahip Krallığı bağımsızlığını koruyabilmiştir.
Ticari olarak da önemli bir bölge olan Kilikia’da Hıristiyanlaşma faaliyetleri sırasında kentin önemi iyice artarak sürmüştür. Erken Hıristiyanlık dönemi yazılı belgelerinde Olba- Isauria piskoposluk merkezinin yanında diğer Kilikia psikoposluk merkezleri- Dioceasereia, Kelenderis ve Claudiopolis- gibi Antiocheia Patrikliği’ne bağlanmıştır.
Halen Olba Antik Kenti’nde çok sayıda tarihi yapı ve kalıntı –su kemeri (Aquaeductus) anıtsal çeşme (nymphaeum) tiyatro, nekropol alanı, sütunlu cadde, Tyche Tapınağı, tapınak mezar, manastır ve katedral– başlıca gezilip görülecek yerler arasında sıralanabilir.