Mersin/Erdemli- Kızkalesi Deniz Kalesi- Corycus- Korikos- Korykos Antik Kenti

Mersin’e 60 km, Silifke’ye 25 km uzaklıktaki Kızkalesi- Ayaş ve Narlıkuyu köyleri arasında yer alan Korikos Antik Kenti tarihin babası, Herodotos’a göre; MÖ 4. yy. Kıbrıslı Şövalye ya da Prens Gerikos (Gorgos) tarafından kurulmuştur. Adada halen görülen bir kitabeye göre de kale, 1199 yılında I.Leon tarafından yaptırılmış ve 1361 yılında da Kıbrıs Krallığı’nın eline geçmiştir.

Küçük bir adacığın üzerindeki kale kıyıya yaklaşık 600 m uzaklıktadır. 

Ancak MÖ 2. ve MÖ 1. yy.’da sikke bastıracak kadar önemli ve büyük dağlık Kilikia Kenti Korykos’un adına ilk kez MÖ 197 Seleukos Kralı ile III. Antiochos Ptolemaisos’un aldığı kentleri yazdırdığı kaynaklarda rastlanmaktadır. 

Korikos  ve çevresinin tarihi poligonal mekânları göz önüne alınarak Helenistik döneme kadar gittiği de söylenebilir. 

Yapılan çalışmalar sırasında Korykos’un kendisi kadar önemli komşu liman kenti Elaiussa Sebaste arasında özellikle ticari alanda rekabetin olduğuna dair kayıtların bulunması da son derece ilginç ve önemli tarihi belgelerdendir. 

Strabon’a öre bir ara korsan yatağı olan kale ve antik kent MÖ 80 Roma, MÖ 20 Kappadokia Kralı Arkhelaos tarafından da yönetilmiştir.  MÖ 2. yy. Korikos, polis-kent olarak gelişimini sürdürse de 3. yy.’da Sebaste’ye bağlanarak bir Kome-Köy’e dönüştürülmüştür. 

Korykos 395 yılından sonra büyük bir liman kenti olarak Bizans yönetimindeydi. Bizans ve Ermeniler tarafından karadaki kaleler kadar önem verilen kaleye Bizanslılar denizden gelebilecek saldırıları önlemek için denizin içindeki küçük adaya güney- kuzey uçlarında iki kuleli bir kale yaptırmıştır.

Korykos ve görkemli yapıları 240 – 270 I. Şahpur döneminde II.Pers İmparatorluğu -Sasaniler tarafından yakılıp yıkılmıştır. 

Daha sonra bir ara Tarsus – Kilikia I kentleri arasında yer alan Korykos, 479 yılında Sebaste ile birlikte Isaurialıların egemenliğine girmiştir.

6. yy. Antakya patrikliği- Tarsus’a bağlanarak piskoposluk merkezi yapılan Korykos’da (381 Germanus, 431 Salustios, 516-518 Indakos, 680- 681- 690 Iohaninus) piskoposlar  tarafından ayin yapılmıştır.

5. ve 6. yy. yazıtlarında kent ve yerleşimcilerin yaşamları hakkında pek çok bilgiye (kentin önemi, limanının değeri, işçileri, meslekleri, dinleri özellikle Hıristiyanlık, ticari yerleri ve ilişkileri) ulaşılmaktadır.

Korykos’un 690 -691 Kilikia I eyaleti, 7. yy.’ da Sasani eyaleti daha sonra Araplar ardından da 9.-10. yy.’da Seleukeia Tema’sına ait bir yerleşim yeri olduğu kalıntılardan ve yazıtlardan ortaya çıkarılmaktadır.

Ayrıca yine bir yazıtta, kentin adının 10. yy. Araplar ve Korasion’la birlikte Qurqos olarak geçmesi Korikos’da hala yerleşim olduğunu göstermesi açısından son derece önemli tarihi detaylar olarak kabul edilmektedir. 

Kentin limanına yakın yerinde 1099 yılında İmparator I. Alexion zamanına ait şu an yerinde bulunmayan Silifke Kalesi’ni Mimar Megas Drungarios Eustatias yazıtta bulunmaktaydı. 

O dönemde bu kale ile diğer kaleyi adada birbirine bağlayan bir yolun olduğuna dair bilgilere de rastlanmıştır. 

Deniz yoluyla seyahat eden hacıların konaklama yeri olarak da kullanılan kaleye su, Toroslardan kemerlerle kara yoluyla taşınmaktaydı.

Yeni asfalt yol boyunca sonradan yapılan Korykos Antik Kenti kalıntıları halen görülmektedir.

1137 yılında yeniden Bizans toprağı olan Korykos’a 1163 yılında Küçük Ermeni Krallığı yönetimindeyken 1191 yılında Fransa Kralı Philip Hac’dan dönerken uğramıştır. 

Kent 12. yy. Ermeni Prensi I. Constantin tarafından da bir süre idare edilmiş, 1267 yılında Cenevizliler’in saldırısına uğrayınca Ermeni Krallığı ile Cenevizlilerin arası açılmıştır.

1275 yılında Memlük Sultanı Baybars zamanını da yaşayan kent bu dönemde safran üretiminde oldukça ilerlemiştir.

Hethumid –Hetum Hanedanlığı 1276-1373 dönemini de gören Korykos’un son Beyi Osin 1329 yılında öldürülünce yönetim IV. Leon’a geçmiştir. 

Daha sonra Korykos 1361’de bir ara Karamanoğulları’nın baskısı sonucu Kıbrıs Krallığı’nın himayesine girmiştir. 

1375 yılında Kıbrıs’ta bulunan 1192-1489 Lusignanların her zaman Korykos ile bağlantıda oldukları da kayıtlardan öğrenilmektedir. 

1423 ve 1464 yıllarında Karamanoğulları’nın en gergin döneminde, 1448 yılında Karamanoğlu II. İbrahim tarafından alınan Korykos’da ve aynı yıl onardıkları kalede İbrahim Bey bir süre konaklamıştır. 

1473-1474 yılında Osmanlıların eline geçen kent zamanla eski önemini kaybetmiştir. 

Kalede 1459- 1495 Şehzade Cem Sultan’ın Rodos’a sürülmeden önce kırk gün kaldığı bilinmektedir. 

Birçok efsaneye konu olan kalenin yakınındaki Dilek kuyusu ve Astım mağaraları bugün bölgede hala çok ziyaret edilen yerlerin başında gelmektedir.

Kıyıdaki kaleden başka Roma dönemi Kara ve Deniz kaleleri, limanı, Korykos’un Kabartma Heykeli, Helenistik nekropol, sur kalıntıları, sütunlu cadde, üç adet hamam, Ora, Uzuncaburç, su kemerleri, su deposu, tiyatro, sarnıç, saray, tapınak ve kilise kalıntıları bulunmaktadır.

Bugün, ince kumlu uzun plaj, otel, lokanta ve çarşılarıyla Kızkalesi, bölgede en çok turist çeken yerlerin başında gelmektedir. 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top