Muğla/Bodrum- Halicarnassos- Halikarnas

Myndos Yarımadası’nda yer alan Bodrum- Halicarnassos, MÖ 486 ?-MÖ 353? burada doğan tarihin babası- Heredotos a göre; Karyalılar soyundan gelen Lelegler ve Pelagsların komutanı Anthes tarafından MÖ 1200 yıllarında kurulmuştur.

 

Bodrum- Halikarnassos, Karia uygarlığının bilinen 115 yerleşkesi içinde en önemli kentlerinin başında gelmekteydi. 

MÖ 836 yılında bir antlaşmayla bölge ve kenti Karyalılara bırakılan Halikarnassos, Karya straplarının en ünlüsü  Mausolos tarafından başkent yapılmıştır. Başkent olduktan sonra kent ilgi çekici ve görkemli  anıtlarla zenginleşerek en parlak günlerini yaşamıştır. 

Dorlar döneminde Halikarnassos olarak adlandıran kent bölgeyle beraber gelişimini bu dönemde de sürdürmüştür.

MÖ 546 yılında Pers egemenliğine giren kent, MÖ 301 yılındaki İpsos savaşıyla İskender’in komutanlarından Lysimachos’un yönetimine geçmiş ve onun ölümünün ardından da Halikarnassos Selevkoslara kalmıştır.

Bir süre bağımsız olarak yönetilen Halicarnassos, MÖ 129 yılında Roma’nın Küçük Asya Eyaletine bağlanmıştır.

Daha sonra Roma ve Bizans dönemlerinde Hıristiyanlığın Anadolu’da baskın bir din olmaya başlamasıyla kent piskoposluk merkezi haline dönüştürülmüştür.

Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet’ in izniyle 1415 yılında Bodrum’a yerleşen Rodos -Aziz Yuhanna Şövalyeleri kentte Aziz Petrus adına kale yaptırmışlar ve uzun zaman Halicarnassos olarak adlandırılan kentin adını da Aziz Petrus’a ithafen Petronium- Petrium- Petrum- Potrum- Bodrum olarak anmaya başlamışlardır. Bu kale halen kent merkezinde müze olarak kullanılmaktadır.

11. yy. da Türk egemenliğine giren kent,birinci haçlı seferleri sırasında Bizans’a sonra da 13. yy. da Menteşe Beyliğine bağlanmıştır.

Anadolu’da ele geçirilen en son Hıristiyan toprağı Bodrum’u II. Mehmed kuşatmış ama alamamıştı.  Kent, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1552 yılında Rodos seferi sırasında Osmanlıların eline geçmiştir. Kale,  1824 yılındaki Yunan isyanında Osmanlılar tarafından askeri üs olarak kullanmışlardır.

Bodrum ve Çevresindeki Tarihi Yerler,Yapı ve Yapılar

Bodrum- Mausoleion- Mausoleum

Karia’nın başkenti Bodrum’da günümüze gelebilen en eski yapılarından Mausoleum, Karia Kralı ya da en güçlü Satrabı-Valisi- Mausollos’un kendi adına yaptırdığı bir anıt ya da Mausollos’un ölümünden sonra MÖ 350 eşi ve kız kardeşi Artemisia tarafından yaptırılan bir anıt mezardır.  Görkemi, zerafeti, ölçüleri, süslemeleri vb. ile dönemin en eşsiz yapılarından olan Mausoleum antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmiştir.

50- 55 m yüksekliğinde 20 katlı bir gökdelen boyundaki anıt mezarın –Mausoleion -Mausoleum çevresindeki muhteşem heykeller, kabartmalar ve bezemelerle büyüleyici bir yapı olduğu halen ören yerinde devam eden kazı çalışmalarıyla ortaya konulmuştur. 

Ancak mezarın pek çok önemli heykeli, kabartması ve taşları British Museum’a götürülmüştür.

Bodrum- Antik Tiyatro

Kentin en görkemli yapılarından Göktepe ve nekropol arasında yer alan antik tiyatro MÖ 4. yy. Roma dönemi mimari özelliklerine göre üç kısımdan -Cavea- oturum, orkestra ve sahne- meydana gelmektedir.

Cavea- oturum alanı, yarım daireden büyük bir şekilde kayaya at nalı şeklinde oyularak mermerden yapılmıştır. Oturma sıralarıyla enine ikiye ayrılan caveanın 30 bölümlük alt kısmı günümüze kadar gelebilmiş ancak 25 bölümlük üst kısmı tahribatla yok edilmiştir. 

12-13 bin kişilik tiyatronun oturma sıraları, boyuna 11 merdivenle 12 bölüme ayrılmaktadır. 

Antik taş ve mermerden yapılan özellikle tiyatrolarda iyice belirginleşen yatay ve dikey geçişler seyirci giriş ve çıkışlarında kolaylık sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.

Ana orkestra alanı olan tiyatronun ortasındaki yarım dairelik bölüm, oyunlar, koreografi ve koro orkestrası için düzenlenmiştir.

Yapının ortasında Dionysos için bir sunak dikkat çekmektedir. Roma’nın son dönemlerine ait tiyatrolarda olduğu gibi gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri için ayrılan bölüm burada da dikkat çekmektedir. Zamanında bu alanı seyircilerden ayıran korkulukları gösteren levhalar bulunmaktaydı.

Yapının güneyindeki sahne bölümü, oturma sıralarının açıkta kalan kısmını içine alacak şekilde iki katlı ve dikdörtgen şeklinde inşa edilmiştir. Sahnenin orkestraya dönük tarafı podyumun önünü görürken arkasındaki duvarda da oynanacak oyunların portatif dekor levhalarının asıldığı oyukların olduğu dikkat çekmektedir.

Sahnedeki kapılar oyuncular ve protokol için kullanılmaktaydı. Sahne ile oturma bölümü arasında yer alan paradokslar- girişler izleyicilerin giriş ve çıkışları için düzenlenmişti.

1970- 1990 arasında çeşitli defalar onarımlarla yenilenen tiyatro, bugün de kültürel etkinlikler için kullanılabilmektedir.

Bodrum Kalesi

Bugün Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak da adı geçen kale, küçük olmasına karşın Rodos Şövalyeleri’ nin önemli bir ikametgâhıydı.  

Kudüs’ten gelen Rodos Şövalyeleri eski adı Zephyria- Batı Rüzgârı– denilen antik kalenin üzerine yeni kaleyi 1308 yılında Aziz Petrus adıyla inşa etmişlerdir. 

Kalenin yapımı uzun sürdüğü için Papa çalışanlara endülijans- cennette tapu kâğıtları dağıtmıştır. 

Daha sonra 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u almasıyla kaledeki Hıristiyan hâkimiyeti sona erse de halen kalenin taşında, mimarisinde ve burçlarında geçmiş zamanların izlerini görmek mümkündür. 

Bodrum’un en önemli simgelerinden olan kalenin içi Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak düzenlenmiştir. Müze zengin sualtı buluntularıyla kendi alanında dünyada ve Türkiye’de bir ilk olma özeliğini korumakla birlikte, dünyanın da ikinci büyük sualtı müzesidir.

Bölgenin 450 yıllık izlerinin ortaya konulduğu müzede, prangalar, iskeletler, hayvan kemikleri, çok sayıda alet, sikke vb. sergilenmektedir.

Bodrum yakınlarında Müsgebi ve Dirmil köylerinde bulunan Miken dönemine ait mezarlar da tarihi ve kültürel açıdan bölgenin önemini ortaya koymaktadır.

Bugün Bodrum, sadece Eğe bölgesinin değil tüm ülkenin en ünlü turizm kentlerinin başında gelmektedir. Kentteki tarihi özelliklerin yanında denizi, eşsiz koyları ve kıyıları, bulunmaz manzarası, tatil köyleri, otel, motel, pansiyonları, lokantaları, ünlü barlarıyla her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır.

Bodrum ile çevresinde gezilmesi gereken diğer önemli tarihi, doğal yapı, yapıt ve mekânlardan; Kral Mausalos’un kenti olarak bilinen Myndos Antik Kenti- Gümüşlük, Tavşan Adası,

tarihi MÖ 200 yıllarına giden, Truva Savaşından dönenlerin, Leleg ve Karyalılarla yaşadığı önemli bir yerleşim yeri ve Leleglere ait türbe biçimli mezarlarıyla dikkat çeken 

Pedasa Antik Kenti- Konacık ile yine aynı tarihlerde yaşamın sürdüğü diğer önemli antik yerleşimlerden bilicilik merkezi Apollon Tapınağı da bulunan Helenistik yerleşim yeri Telmissos- Gürece,  Müsgebi- Ortakent, Yalıkavak’ta, sur ve tapınak kalıntıları olan Leleg Kenti Uranion, içinde çeşitli burç, sur, keramik çanak- çömlek kalıntıları bulunan Gölköy’deki iki tepede Kökpınar Tepesi- Madnasa, Karadağ Tepesi- Side/ Sibda, Gümüşlük sınırlarında Leleg kentleri Eski ve Yeni Myndos, Güvercinlik-Salih Adası’nda Yeni ve Esi Kayranda, Gökova ve Orak adasına yönünü dönen Syangela, içinde Leleg ve Helen yapılarına- sur, sarnıç, kuyu, bina ve ev kalıntıları- ait kalıntılar bulunan Mumcular civarında Theangela, kaba duvar parçalarıyla dikkat çeken Bodrum- Milas arasındaki Kyndy- Kindye- Sığırtmaç, İlk çağ duvar kalıntılarının yanında Helen ve Roma dönemi kalıntıları- sunak, tiyatro, tapınak, stao, sütunlar, kent surları vb.- ile dikkat çeken Varvil Koyu yakınında Barglia, Mandra Bölgesi’ndeki içinde kale ve sur kalıntıları bulunan Leleg kenti Termera, Aspat Koyu’ndaki tarihi Aspat Kalesi’nin yanında liman ve tersaneleri bugünün modern marinası tatil köyleri, su sporları vb. ile Bodrum turizm ve tarihin her dönem başkenti olmuştur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top