Kent devletleri öncesi Mezopotamya’da Karakafalı olarak adlandırılan Sümerlere tarihçiler Ubaid- Obed dediler.
MÖ 3500- MÖ 2000 yılları arasında küçük bir aşiret olan Sümerler kendilerine yerel bir ad Sum-er, Su adamı- suyu denetleyen adam, yaşadıkları yerlere de Kengi demişlerdi.
Sümerler döneminde Mezopotamya’nın güç iklim koşulları –yazları çok sıcak ve kurak, Zagros dağlarının eriyen karlarıyla taşan Dicle ve Fırat Nehri selleri– yüzünden güney Mezopotamya’ya göç ettiler.
Güney Mezopotamya’ya göç eden Anadolu göçmenleri de Ur kenti yakınındaki Obeid Höyüğü’ne yerleştiler. Hemele’e göre; Bu göçmenler arasında Türk soyundan olanlar da vardı. MÖ 5000- MÖ 4500 gelen Türklerin Sümerleri oluşturduğunu da,’ düşünenler vardır.
Rus Nikolsky’de; ‘Sümerlerin anavatanı Aşkaabad, Obeid kültürü ve tarımla öne çıkarak kerpiç evlerde yaşadılar,” demektedir.
Önceleri kolektif kültüre sahip Sümerler, Ensi ya da (kendilerini tanrıların temsilcisi olarak gören rahip krallar) Patesiler tarafından yönetilmekteydi. Sümerler, bağımsız kent devletlerinde -Ur, Uruk, Kiş, Lagaş ve Nippur- yaşadılar.
Kendilerini kuzeyde Asur, güneyde Sinear ve iç bölgede Kalde- adlarıyla 3 temel bölgeye ayıran Yaşamın tüm halleri tabletlere yazan Sümerler, Mezopotamya’ya hükmeden krala Lu-gal-kalma demişler ve yerel halkın dillerinden pek çok sözcüğü de kullanmışlardır.
Sümerler kurdukları kentlerin -Ur, Uruk,Eşidu- koruyucu tanrıları için Ziggurat- tapınaklar yaptırdılar.
Krallıkların kurulmasıyla başlayan rekabet ve yazışmalar, mitolojik öyküler- Gılgamış, Enuma- Eliş destanları- Tufan Öyküsünün aslı, Dumuzi- Tammuz daha sonra pek çok ulusun – Suriye’de Adonis, An Sami’de Anu, Yunan’da Uranüs- efsanesinin temelini oluşurdu.
Ayrıca Mısır, Babil tufan mitlerini, Asur ve Babil de yaradılış mitlerini Sümerden aldılar. Bölgedeki ilk hâkim krallık, Bağdat’ın güneyindeki MÖ 3000 Kiş’in kralı Etana idi. Kiş Kent Krallığı’na 160 km uzaklıktaki Uruk Kent Kralı Meskiaggaşer’e rakip kral oldu.
Matematik ve astronomide iyi olan Sümerler, pek çok ilk buluşa- bir ay 30 gün, yıl 360 gün, güneş saati– da imza attılar.
Kil toprağını kağıt olarak kullanarak ilk çivi yazılarını kullanan Mezopotamya’daki ilk Sümerler, aglütine sözcüğüne ekleme yaparak yeni sözcükler ürettiler.
MÖ 3100’de işaretlerle ideogramların bir araya gelmesiyle yeni bir yazı çeşidi- resimleri çizgilere dönüştürerek– geliştirdiler. Sümer dili, Ural- Altay, Hint- Avrupa ve Sami diline yakın kendine özgü bir dildi.
Sümerler tapınaklardaki erkeklerle cinsel ilişki kuran farklı kıyafet giyen rahibeleri genel kadın gibi gördüler. Bunların adlarına tapınaklarda rastlandı. Bu yöntem daha sonra Asur ve Yahudilerce de kullanıldı.
Akad Hanedanı Kralı Sargon I, MÖ 2100’de Sümer kent devletinin önemli bölümünü işgal edince Sami kökenli Akadlar, Sürmercenin yerine Akadca kullanmaya başlardılar.
3.Ur soyundan Kral Ur- nammu Akad diliyle dünyanın ilk yazılı antlaşmasını yazdı. Uruk’ta kazılarda MÖ 4000 yılına ait binden fazla çivi yazılı tablet bulundu. Sargon I, Sümerleri zamanla tarih sahnesinden sildi.
Anadolu’da kurulan kavim, aişret ve ulusların pek çoğunun kökeninde Sümerlerin sözcük, gelenek, görenek vb. izleri olmuştur.
Sümer ve Kültür
Kültürün beşiği kabul edilen Mezopotamya’da MÖ 4. ve MÖ 3.yy.’da gelişen Sümer kültürünü de içine alan ilk ad, Sümer/ Ubeid/ Obed, Ul- Ubeyd olarak kabul edildi. En önemli keşifleri çivi yazısını bulmak olan Sümerler, MÖ 3700- MÖ 3000 Uruk ve Cemdet-Nasr olarak iki şekilde incelenir.
Sonraki Doğu Sami kültürü de bu kültürden etkilenerek gelişmiştir.
İlk hanedan döneminde MÖ 3000- MÖ 2700 kültür ve ilk kent, belgeler ve ilk yazılı buluntular- on binlerce, çoğu ekonomiyle ilgili yönetimsel notları içeren resim- yazı karışımı tabletler, MÖ 3000 okul tabletleri– ortaya çıkarıldı.
Uruk ile kralının ilk çivi yazısını tanrılardan öğrendiklerine dair ilahi güce inandılar.
Daha sonraki araştırmalarda Nuh’un kenti kabul edilen Şuruppak’da MÖ 2500 yılına ait on binlerce tablet bulunmuştur.
Kazılarda okul binalarına –Nippur, Şippar ve Ur’da- rastlanmıştır. Çevrisi yapılan tabletlerin başyazmanlar ya da öğrenciler tarafından yazıldığı belirlenmiştir. Ödevler, eğitim biçimi, raporlardan oluşan tabletlerin genellikle varlıklı ailelere- kentin yöneticisi, elçi, subay, rahip vb. aitti.
Ayrıca bazı tabletlerde bilimle uğraşan Sümerlilerin hazırladıklarıdilbilgisi, matematiksel tablolar, problem çözümleri, edebi biçimler, temalar– ilahiler, ağıtlar, mitler, destanlar, atasözleri, bilgelik sözleri vb. –olduğu belirlendi. Bu bilgilerin bir çoğu daha sonra Tevrat’a doğrudan geçmiştir.
Uruk ve Nippur kentleri yıkınca Sümelerin yaktıkları ağıtların aynısı Kudüs yıkılınca Tevrat’a da geçmiştir.
Kahramanlık destanlarında adı geçen- Enmerkar, Lugalbanda ve Gılgamış– kopyalanan 20 mitten 9’u orjinaldir. Bu mitlerin en bilinen ve en önemlileri -tufan, evrenin ve insanın ve diğer yaratılma vb.– üzerine yazılanlardı.
Sonradan kentler – Kiş, Lagaş, Uruk, Ur ve Mari- çoğaldıkça sınırlarda savaşlar baş gösterdi. Kent tanrılarına ve dolayısıyla onların temsilcileri krallara verilen önem de arttı.
Yeri yassı, düz göğü kubbe şeklinde kavrayan Sümerler yer -gök için An- ki sözcüğünü kullanmışlar aralarındaki iletişimde rüzgar- lil- hava, ruh, soğuk sağlıyordu.
Sümer ve Tanrıları
Sümerliler tanrıların özellikle yazgılarını yazan 7 tanrı –Ea/Enki, Sin, İnanna, Ninurta, İşkur, Utu, Nusku ve Nidaba- Enlil– ile 50 farklı tanrının güneş, ay ve yıldızlarda oturarak dünyayı oradan yönettiklerine ve kralların da onların temsilcileri olduklarına inandılar.
An-Gök Tanrı, Enlil-Hava Tanrısı- An-Gök/Eril Ki-Yer/Dişil olarak son derece önemliydiler. Hava Tanrısı Enlil, Yer tanrıçası Ki’yi ele geçirir birleşirler ve evreni- insan, hayvan, doğa olayları, bitkiler vb.– yaratır.
İki denizin yaratılmasıyla ortaya çıkan insan benzeri yaratıkların üstün yetenekli, günümüzde tanrı olarak çevrilen yaratık -dingir- denmekteydi. Sümerlerin farklı görevleri olan tanrı- insan- dingir inancını kuzeyden gelen göçmenlerden öğrendikleri varsayılır. Bu krallar zalim bile olsalar tanrıları temsil ettikleri için onlara pek karşı konulmaz.
Tanrı Naram-sin Enlil’nin koyduğu kuralları çiğnemiştir. Sümerlerin 1500 tanrısı bulunmaktaydı.
En eski uygarlıklardan Sümer Tanrı ve din inancı sonraki uygarlıkların hatta tek tanrılı dinlerinde de inanç, ritüel, gelenek ve görenekleri -Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık- üzerinde de etkili oldu.
Sümerler ve Maden, Çömlek
Mezopotamya’nın dağınık aşireti Sümerler çömlek yapımını biliyorlar, madenleri işleyebiliyorlar, kentlerine sulama kanalları, barajlar, bentler inşa ediyorlardı.İlk araba tekerleğini yaptılar. halk Ayrıca Sümerler 60 rakamlı seksajismal- sayı sitemi sos- dedikleri 60 birimle yılın 360 gün ve 12 ay, ayın 30 gün, bir günün 24 saat olduğunu buldular.
