AKKOYUNLULAR veya BAYINDIRLILAR (1109- 1502- 1503-1514)

Anadolu’da Akkoyunlu ve Karakoyunlu adlarından önce 1109 yılında Bayındır adına rastlanmaktaydı.

İran kaynaklarına göre  Bayındırriye denilen Akkoyunlular, Türkistan- Seyhun Irmağı- Kargurd Dağları’ndan Maveraünnehir’e kadar olan alanda yaşarlarken 1220 yılında Moğollar bölgeyi işgal edince Türkmen boylarıyla özellikle 1300-1335 yılından sonra Azerbaycan, Ceyhun yolunu takip ederek batı sahillerine göç ettiler. 

Moğol hakimiyeti ortadan kalkınca da Bayındır, Döğer, Bayat, Çepniler gibi Türkmen aşiretler gibi görünür oldular. Otuz altı Oğuz oymağından biri olan Akkoyunlular İnallu, Bayramlu, Hacılu, Musullu gibi diğer aşiretlerle güçlenerek topraklarını 12.ve 13. yy.’da doğuda Horasan, batıda Fırat, kuzeyde Kafkas Dağları, güneyde Umman Denizi’ne kadar  genişlettiler.

Daha sonra siyasal boşluktan yararlanan Akkoyunlular Anadolu’nun içerilere yayılmaya başladılar.

İranlı yazar Ebu Bekr-i Tihrani,  Akkoyunluların 14. yy.’da Anadolu’da Harput ve Diyarbakır civarına yerleşerek Artuklulara bağlanan bir aşiret olduğundan bahseder.

Anadolu’daki genişleme sürecinde Diyarbakır, Malatya, Ankara’ya yerleşen Akkoyunlular, İlhanlı, Celayirliler, Eratnalılar, Kadı Burhaneddin, Memluk ile Timur’a değişik zaman ve nedenlerle tabi olmuşlardır.

Siyasi birliği kurmadan önce Karakoyunlularla mücadele eden Akkoyunlular, güneydoğuda Urfa ve Mardin ile kuzeyde Bayburt, Fırat ve Dicle kıyılarına yerleşmeye çalışıyorlardı. 

İlhanlılar yıkılınca bölgedeki soyların bazılarıyla çatışan bazılarıyla birlikte hareket ettiler. Bir ara Akkoyunlular, Musul ve Diyarbakır bölgelerine hakim Sotayoğulları’nın hizmetine girdiler. Ancak 1340-1343 yıllarında Tur Ali Bey siyasi birliği sağlayınca Akkoyunlular devlet olma sürecini başlattılar.

1340-1341-1343 yıllarında Tur Ali Bey Azerbeycan’dan yola çıkarak Anadolu, Suriye ve Irak’a baskınlar düzenleyip Gürcülerle savaştı.

Daha sonra Trabzon İmparatorluğu’na da yönelen Tur Ali Bey liderliğindeki Akkoyunlularının saldırılarından kurtulmak için Trabzon İmparatoru III. Aleksiyos kızkardeşi ya da kızı Maria’yı Tur Ali Bey’in oğlu Kutlu Bey ile 1352 yılında evlendirdi.

Ancak bu dönemde savaştan olmasa da vebadan binlerce kişinin  öldüğü de kayıtlara geçmiştir.

Akkoyunluların kurucusu kabul edilen 1360-1389 (1362-1388) Kutlu Bey zamanında Musul’dan gelen Karakoyunlular Anadolu’da güçlü bir devlet oldular. Bu dönemde bölgede küçük aşiretler dışında Eretna Beyliği ve Dulkadiroğulları da yaşamaktaydı. 

1381 yılında Sivas’da Kadı Burhanettin hükümdarlığını ilan edince Akkoyunluların genişleme süreci zorlaştı. Ama Kutlu Bey’in oğulları Malatya’da Kadı Burhanettin’in egemenliğine girince bir süre ortalık duruldu.

1389 yılında ölen Kutlu Bey, Bayburt’un Sinor köyüne gömüldü.

Kutlu Bey’in ardından başa geçen oğlu Ahmed Bey Karakoyunlular, Kadı Burhanettin, Eretna Beyliği ile savaştı.  Eretna Beyliği’ni ortadan kaldırdı.

Bölgedeki diğer uluslardan Erzincan Emirliği, Akkoyunlularla arası açılınca Karakoyunlulardan yardım istedi. Ahmed Bey, Karakoyunlulara yenilerek Kadı Burhaneddin’e sığındı. 

Kadı Burhaneddin ile iyi anlaşan Ahmed Bey zamanla başkaldırsa da tekrar yenilince onun seferlerine katılmak zorunda kaldı.

Daha sonra Karakoyunlular ve Erzincan Emiri Akkoyunlulara saldırdılarsa da yenildiler. 

Ahmed Bey ile kardeşi Kara Yülük Osman Bey’in aralarında anlaşmazlık arttı. Daha sonra başa Kara Yülük Osman Bey geçti. 

Kara Yülük Osman Bey, 1398 yılında Kadı Burhaneddin’i yenerek onu öldürttü. Kadı Burhaneddin’in yerine oğlu Alaaddin Ali Çelebi geçti.

Zamanla Akkoyunlular ile Kadi Burhaneddin’in oğlu Alaaddin Ali Çelebi’nin de arası açıldı. 

Alaaddin Ali Çelebi, Osmanlıdan yardım istedi.  

Osmanlı Yıldırım Beyazıd, Kara Yülük Osman Bey’i yenerek Akkoyunluların topraklarının önemli bölümünü aldı. Böylece Kara Yülük Osman Bey, Çerkes Memlûk Kölemen Sultanı Berkuk’un hizmetine girdi.

Berkuk öldükten sonra Mısır’da Memlûklular zayıfladı. Kara Yülük Osman Bey de 1399-1400 -1402 Timur’un Anadolu’ya girmesine ve Ankara Savaşı’ını kazanmasına destek oldu. Timur’da buna karşılık Kara Yülük Osman Bey’e 1399’da Malatya’yı, 1402 yılında da Diyarbakır’ı verdi.

Daha sonra Kara Yülük Osman Bey,  Eretna- Sivas, Tokat, Kayseri ve Erzurum’u ele geçirerek 1403’te Diyarbakır’ı merkez yaptı ve Diyarbakır- Malatya bölgesinin resmî hükümdarı oldu.

Osmanlılarla iyi geçinmek isteyen Kara Yülük Osman Bey daha çok Karakoyunlular ve Memlûklu hükümdarı Baybars ile mücadele etti. 

Karakoyunlu Kara Yusuf, Azerbeycan’ı alıp, 1409’da Mardin’i, 1410 yılında da Erzincan’i ele geçirip Akkoyunlular’ın etrafını çevirince Kara Yülük Osman Bey de  Memlûklulardan yardım istedi. Ama Karakoyunlu Kara Yusuf, Kara Yülük Osman Bey’i 1417 yılında yenerek Malatya’ya kadar bölgeyi ele geçirdi. Kara Yülük Osman Bey de 1417 yılında Halep’e çekildi.

Karakoyunlu Kara Yusuf, 1420 yılında ölünce yerine geçen oğlu Iskender Mirza ile Kara Yülük Osman Bey arasında savaş devam etti. Kara Yülük Osman Bey, 1434 yılına kadar Çoruh’tan Urfa ve Diyarbakır’a kadar olan topraklarını genişletti. 

Ancak 1435 yılındaki Karakoyunlularla savaşı kaybeden Kara Yülük Osman Bey iki oğluyla birlikte öldürüldü. Karakoyunlular 32 yıl hüküm süren Akkoyunlu Kara Yülük Osman Bey’in başını Memlûklu Sultani Baybars’a gönderdi.

Kara Yülük Osman Bey, Akkoyunlu devletinin sınırlarını Erzincan, Harput, Kemah, Çemiskezek, Mardin, Erzurum, Bayburt ve Çaruh havzasına kadar genişletmiş ve bu bölgelerin Türklesmesini sağlamıştır.

1435 (1438) Karakoyunlularla savaşırken ölen Kara Yülük Osman Bey’in mezarı halen Bayburt Sünür’dedir. 

Kara Yülük Osman Bey’in ölümünün ardından yerine oğullarından Ali Bey geçti. Kısa süre görevde kalan Ali Bey, kardeşi Mardin Valisi Hamza Bey ve Karakoyunlular ile mücadele etti. Memlûkluler sayesinde kardeşini yendi. Karakoyunlular için de Osmanlı II. Murad’dan yardım istedi. Osmanlı gelmeyince Suriye’ye çekildi.  

Daha sonra Akkoyunluların başına 1438 Hamza Bey geçti.

Kara Yülük Osman Bey’in onüç oğlundan en gözüpek olanı Hamza Bey, 1437 yılında Bağdat Hakimi Karakoyunlu Isfehan Mirza’yi yendi. Ama haleflerle mücadele ederek devlet arasında birlik oluşturmaya çalıştı. Memlûkluler Hamza Bey’e destek verse de halefler birbirine düştü ve Hamza Bey 1444 yılında öldü.

Hamza Bey’in yerine Urfa Hakimi Ali Bey’in oğlu Cihangir Mirza geçti.

Cihangir Mirza da haleflerle ve 1447-1453 yıllarında Karakoyunlu Cihansah ile mücadele etti. Sonunda onlara tabi oldu. Yerine küçük kardeşi Uzun Hasan geçti.

Uzun Hasan abisinden Diyarbakır’ı aldı. Kardeşleriyle ve Karakoyunlular ile mücadele etti. Hepsinin sesisini bastırıp ülkenin sınırlarını genişletmeye çabaladı. Öncelikle Hasankeyf’deki Eyyubileri 1457 yılında ortadan kaldırdı. 1458 yılında Karamanoğulları’nın üzerine yürüdü. 

Uzun Hasan Bey 1459’da Gürcistan’da bazı kaleleri alıp Selçuklu kökene dayanan Egil beylerini ortadan kaldırdı. Osmanlılara saldırıp Fatih ile çarpıştı. Karakoyunlulardan Osmanlı’ya geçen Koçhisar ve Koyulhisar’a saldırdı. 

Uzun Hasan Bey, Osmanlı’ya karşı Karamanoğulları ve Isfendiyaroğulları ile anlaşıp Trabzon-Rum İmparatorluğu ve Venedik Cumhuriyeti ile dost oldu.

Uzun Hasan Bey Rum Imparatoru IV. Yuannis’in kızı Katherina ile evlendi. Onları Osmanlıya karşı korumak istedi.  Ama 1461 yılında  Fatih Sultan Mehmed Trabzon’u alıp Komnen Hanedanlığı’na son verdi.

Uzun Hasan Bey 1453 yılında Diyarbakır’ı Karakoyunlular’dan aldı. Urfa, Harput, Erzincan, Kemah, Erzurum, Mardin’e genişleyip Rum Krallığı’nı tehdit etti. 

1462 yılında Bayburt’u ve Hasankeyf’i de alan Uzun Hasan Bey Karamanoğlu İshak’ın 1464 yılında Bey olmasını sağladı.

Daha sonra Dulkadiroğulları topraklarındaki Harput, İspir, Urfa, Şebinkarahisar, Siirt bölgelerini 1466 alıp Gürcistan’a yürüdü.

Karakoyunlu Cihansah’ı yenip, Iran ve Irak topraklarını ele geçirerek Karakoyunlu Devleti’ni çökertti.

Azerbaycan ve İran’ı  da ele geçiren Uzun Hasan Bey hükûmet merkezini Tebriz’e taşıdı. Horasan’dan Sivas’a kadar uzanan Akkoyunlu Devleti, Uzun Hasan Bey zamanında büyük bir imparatorluk haline geldi.

1472 yılında üçüncü defa Gürcistan’a sefer yapan Uzun Hasan Bey, Tiflis dahil pek çok kenti aldı. Doğu Anadolu, Iran ve Irak’da devlet kurmak, Mısır ve Osmanlı’yı da almak için Venedik ile anlaşmak istedi. Ama Suriye’de başarısız oldu. 

Uzun Hasan Bey 1473 yılında Otlukbeli’nde Fatih’le savaşıp Osmanlılarlara kaybedince siyasi ve askeri gücü zayıfladı. 

15. yy’ın en büyük hükümdarlarından kabul edilen, Doğu Anadolu’daki Türkmenleri Anadolu’dan İran’a taşıyan Türkleri zayıflatan, imar, bilim, sanat ve kültüre önem veren Uzun Hasan Bey Akkoyunlu Devleti’nin sınırlarını doğuda Horasan, batıda Fırat Irmağı, kuzeyde Kafkasya, güneyde Umman Denizi’ne kadar uzanan bir imparatorluğa dönüştürdü. 

Karakoyunluları ortadan kaldırdı. Akkoyunlu Devleti’nin merkezini Diyarbakır’dan taşıdığı Tebriz de 1478 yılında öldü. 

Doğu Anadolu’da Hasan Padişah Kanunlarını yazdıran Uzun Hasan Bey döneminde Ebu Bekr Tihrânî 1471 Bekriyye’yi, Celâlüddin Devvanî, Ahlâk-i Celâli ve Arznâme’yi yazmıştır. Matematikçi ve astronom Ali Kusçu ve Ali Savcı da bu dönemde yaşamıştır.

Uzun Hasan Bey’den sonra Akkoyunluların başına 1478 yılında Halil Bey, 1480 Yakub Bey, 1490 Baysungur Bey, 1493  Rüstem Bey, 1496 Ahmed Bey geçerek başarısız dönemler yaşadılar. 

Halefler arasında çıkan taht kavgalarıyla da iyice zayıfladılar. 

Akkoyunlular 1474- 1478 Tiflis ve Gürcistan’ı alsalar da 1500 yılında Murat- Irak- Fars- Kirman ve Elvend- Kura Nehri- Karabağ, Kızılüzen- Diyarbakır olarak ülke ikiye bölündü. 

Akkoyunlular, Safevi- Şah İsmail tarafından 1503 yılında ortadan kaldırıldı.

Akkoyunluların hükümdarlarına Uluğ Bey ya da Han denirdi. Topraklar tüm ailenin ortak mülkü kabul edilir ve şehzadeler kendilerine ait illeri yarı bağımsız yönetirlerdi. Yargıya Sahib denen Vezirler-Kazaskerler-beyler bakar ve davalar Büyük Divan’da görülürdü. 

Ayrıca Esnaf Divanı vardı. İllerde de devlet işlerine bakan küçük divanlar vardı. Köle de dahil ticaret önemliydi. 

Hukuka önceleri kadı sonra müftü baktı. Şii mezhebine mensuptular.

Devşirme askerler, tımarlı sipahiler, atlı askerler orduyu oluştururdu.

Anadolu’daki ünlü yapıları; Diyarbakır-Şeyh Matar, Şeyh Safa camileri-, Mardin-Sultan Kasım Medresesi- olmak üzere Ahlat-Emir Bayındır cami ve kümbeti-, Hasankeyf (Uzun Hasan oğlu Zeynel Bey Kümbeti) , Erzincan, Bayburt köyleri- Sinor Köyü Kutlu Bey Türbesi- ve Hasankale’de Akkoyunlulardan birçok cami, türbe, medrese, kale, kale surları ve yazıtlardır.

Kaynakça:

Tarihte Türk Devletleri, C.I, Ankara Üniversitesi, Ankara 1987, s. X + 422.

Tarihte Türk Devletleri, C. II, Ankara Üniversitesi, Ankara 1987, s. VI + (423-816) + 16 Harita

Sözen Metin (1981). Anadolu’da Akkoyunlu Mimarisi. İstanbul: Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yayınları.

www.enfal.de/starh49.hhtm

www.dergipark.org.tr/tr/pub/tubar/issue/16976/177420

Wikipedia

https://tr.wikipedia.org › wiki › Akkoyunlular

TDV İslâm Ansiklopedisi

https://islamansiklopedisi.org.tr › akkoyunlular

orta-dogu-tarihi-akkoyunlular-siirt-201932903610908.docx

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top