MÖ 7000’li yıllarda köy yaşamın olduğu belirlenen Tarsus, Akdeniz ile Kilikya ve Amik Ovası’nın Anadolu ile ulaşımını sağlayan en önemli kavşaktı.Tarsus Torosların içinden geçen akarsuların oluşturduğu vadilerde görülen ilk yerleşimcilerin güzergahı üzerinde yeralmaktaydı. Bu yüzden çok sayıda kalıcı ya da göçebe uluslarla tarihin ilk dönemlerinden beri hızla büyüdü.
Tarsus kent merkezi içinde yer alan Gözlükule de kentin ilk yerleşim yerlerinden biridir. Gözlükule’nin tarihi MÖ 5000- MÖ 3000- MÖ 1200 neolitik, kalkolitik, erken ve geç tunç çağlarına kadar gitmektedir.
MÖ 2000 yıllarında Tarsus’un limanı olan Gözlükule, çapı 300 m, yüksekliği 25 m ve derinliği yaklaşık 12- 14 m olan höyüktür. Höyük, çinde tüm Kilikya tarihi hakkında önemli bilgiller barındırmaktadır.
Tarsus’da ve höyükte yaşayan uluslardan- Hitit, Asur, Hellen, Roma, Bizans, Abbasi ve Selçuklu- geriye çok sayıda buluntu kalmıştır.
Gözlükule’de cilalı taş, bakır ve yeniçağ dönemine ait 33 tabakadan çıkarılan yapıtlar -su yolları, taş döşeli yollar, duvar kalıntıları, megafon tipi çok odalı ev kalıntıları, sekiler, depolama alanları- halen Adana müzelerinde sergilenmektedir.
Önceleri hamam ve tiyatro olarak kullanılan mekanların sonradan rekreasyon alınana dönüştürüldüğü yapılan araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır.