Antik cadde yakınında, kent merkezi (Çarşıbaşı) civarındaki cami, önceleri eski ama Hıristiyanlık için son derece önemli bir yapı- 1102 yılına ait St. Paul Katedral-iken 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından camiye çevriltmiştir.
460 m2 alanıyla geniş dar ve derin pencereleri vardır. Roma tarzı yüksek duvarlı yapının kesme taş, kalın, dar alınlıklı süslü giriş kapısı ve gösterişli yüksek sütunları dikkat çekicidir.
İç mekânı 19.30 m x 17.50 m boyutunda oldukça geniş ve ferah kilisenin üç nefle ayrılan salonun sağ ve solunda birer yarım plaster, antik döneme ait gri granit sütunlar bulunmaktadır. 12,60 m alana sahip orta salonun tonozlu tavanının ortasındaki Hz. İsa, Yohannes, Mattaios, Marcos ve Lucas’ın freskleri son derece dikkat çekicidir.
Bazı kaynaklarda, Ortaçağ başlarında buradaki Ayasofya Kilisesi’nde Papa’nın elçisi Mainz Piskoposu Konrad Von Wittelsbach’ın 6 Ocak 1198’de, Ruppenlerden l. Leon’u Ermeni Kralı olarak taç giydiğinden de bahsedilmektedir.
1704 yılında Fransız seyyah Paul Lucas, Tarsus’da bir Yunan ve bir Ermeni kilisesinin olduğundan ve Ermeni kilisesini St. Paulus’un yaptırdığınıdan bahsetmektedir. Ayrıca 1851 yılında Ermeni Kilisesi’ni V. Langlois’un ziyaret ettiğini de belirtmiştir.
Yanında bir de çan kulesi bulunan kilise zamanla çevre düzenleme faaliyetleriyle büyük bir restorasyon geçirmiştir.
Kilisenin sonradan bazı özellikleri değiştirilip minare eklenmiş ve 1415 yılında, Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından camiye çevrilmiştir.
Tarsus’taki diğer önemli dini yapılar; Makam-ı Danyal Cami, Ramazanoğulları dönemine ait Ulu Cami, Kubad Paşa Medresesi ile Bila-i Habeş Makamı ve Mescidi, Mencek Baba Türbesi, Duatepe Türbesi, Mehmet Felah Türbesi de gezilip görülmesi gereken ilgi çekici mekânların başında gelmektedirler.