Narlıkuyu’ya 11 km uzaklıktaki Adam Kayalar ve Kanyonu, Taşeli, antik taşlık Kilikya içinde Limonlu Köyü yakınlarında yer almaktadır.
130 km uzunlukta, denizden 2000 m yukarıda Toroslardan doğan Lamos’un (Lamos- Limonlu Çayı) hayat verdiği kanyon, bölgeyi taşlık-dağlık ve ovalık Kilikia olarak ikiye ayırmaktadır.
MÖ 8. yy. Asur tabletlerine göre kanyonun en eski sahiplerinin Hitit kökenli MÖ 1770- MÖ 1200 yıllarında Kizzuwatnalılar olduğu anlaşılmaktadır.
Muhteşem bitki örtüsüne sahip kanyon bitip tükenmek bilmeyen oyuk, yarık, obruk, dehliz ve yarıklardan oluşmaktadır.
Günümüze kadar yerel halklar tarafından kullanılan kanyonda Romalılardan kalma su tünelleri 3500 yıl önce yapılan taş patikaların arasında halen dikkat çekmektedir.
Kanyon sayesinde Romalılar 450 yıl Korykos’u (Kızkalesi) ellerinde tutabilmiştir.
Roma dönemine ait 150- 200 m yukarıda Karyağdı (Mitan) Vadisi yamacına dayalı çerçeveli kayalara oyulan 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk ve bir de dağ keçisi kabartması hala tüm canlılığı ile görülmektedir.
Figürlerin çoğu eşleriyle ölülere ya da yalnız ölü ziyareti sahnelerine aittir. Veda sahnesi kabartmasında ölüler, oğulları, 2 erkek ve asker, paltolu bir adam, elinde bir eşya taşıyan adam, ve iki farklı kabartma, bir adam bir eliyle keçiyi boynuzundan tutmuş, bir elinde üzüm salkımı bulunur. Ayrıca sunaktaşı, bir kadın , bir adam, üzüm salkımları da kabartmaların alttaki platformda görülür. Başka bir kabartmada ölü adam karısıyla el sıkışıp veda etmektedir. Kabartma altındaki MÖ 2. yy.’a ait yazıtta ölen rahiplerin adları yazılmaktadır.
Kabarmaların üstünde de köşeli bir kuleler yapısı dikkat çeker. Poliğonal duvarları olan yapılar çok sayıda lahitin bölge olduğunun kanıtı sayılır.
Kanyondan Şeytan Deresi, Kayacı denilen mevkilere yürüyebilenleri bölgenin manzarası bugün de büyülemeye devam etmektedir.
Burada Romalılardan kalma su dağıtım istasyonlarının taş kalıntıları da bulunmaktadır.
Heykellerin yakınındaki Neapolis’de (Kanlıdivane) 2. yy. Bizans bazilikaları, kadın ve erkek figürleri işlenen kaya mezarları, lahitler, Helenistik kule, sarnıçlar ve 408- 450 yıllarında Bizans zamanında suçluların atıldığı obruk bulunmaktadır.
Ayrıca Mersin- Silifke, Tarsus, Gülnar ve Anamur yakınında diğer görülebilecek yapı ve yapıtlardan; Roma Hamamı- Kemeraltı, Karaduvar, Ayaş, Lampron (Namrun Yaylası), Narlıkuyu, Jüpiter ( Zeus Tapınağı), Cennet- Cehennem Mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Gülnar- Kirşu- Meydancıkkale, Akamenid dönem MÖ 6. yy anıtsal duvarlar, mezarları, MÖ 4. yy. Aramice yazıtlar, MÖ 3. yy.- MÖ 2. yy. Helenistik döneme ait sarnıçlar ile rampalar ile Silifke Müzesi gezilmesi gereken yerlerdendir.
Mersin ve çevresindeki pek çok kazı alanı bölge hakkında geçmişten geleceğe ışık tutmaya çabalamaktadır.
Bu kazılarda ele geçirilen sayısız değerli yapıt, başta Mersin, Tarsus, Silifke, Anamur, Narlıkuyu Mozaik Müzeleri’nde sergilenmektedirler.