Hurriler (Khurri) Mitanniler; Tel el- Varka -Uruk
Tarihleri MÖ 4000- MÖ 3000 yıllarında kadar giden Hurrilerin özellikle MÖ 3000’de Mardin civarında yaşadıkları varsayılmaktadır. İlk kurulum yerleri konusu henüz netliğe kavuşamasa da tarihsel süreçleri boyunca güçlü ve savaşçı bir halk olan Hurriler, göçlerle veya savaşarak farklı coğrafyalara yayıldıkları ele geçen belge ve buluntulardan anlaşılmaktadır.
Hurriler haklarında ilk belge ve buluntular MÖ 2500- MÖ 2250 yıllarına tarihlenmektedir. Bu belgelerin başında, Hitit Kralı I. Murşili’ nin Babil seferinde Hurrilerle nasıl savaştığını yazan belge ile Sümer Mari mektupları, Akad- Akkad belgeleri, Ugarit ve Mısır Kayseri-Kültepe’nin Hurrice çivi yazılı tabletleri gelmektedir.
Hurrilerin yaşadıkları yerler ve yayılmaları hakkında şu ana kadar yapılan arkeolojik çalışmalara göre ;1- Hurriler, Güney Anadolu Bölgesi’nde – batıda Fırat, doğuda Bitlis, kuzeyde Malatya, güneyde Yusaynı- tarım ve hayvancılık yaparak yaşamışlar.
2- MÖ 2500 yıllarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki otlaklar yetersiz kalınca artan nüfusu besleyemeyen Hurriler iki koldan- Urmiye Gölü’den Mezopotamya ve Elazığ-Malatya üzerinden Kuzey Suriye ve Filistin’e- göç ettiler.
3-Babil’in kuzeyinden Dicle- Fırat arasındaki bölgeler ile Diyarbakır’a kadar yayılan Hurrileri, Asur krallarının –MÖ 2334- MÖ 2279 Büyük Sargon ve MÖ 2261- MÖ 2224 Naramsin- durdurdukları yine tabletlerden anlaşılmaktadır.
4– Böylece MÖ 3000-MÖ 2000 Erken Tunç Çağı’nda Hurrilerin Yakın Doğu, Mezopotamya ve yukarı Dicle bölgelerinde hüküm sürdükleri ortaya çıkmaktadır.
5- Akad kenti Urkeş kazılarından elde edilen bir tapınaktaki yazıtlarda Hurrilerin MÖ 2350- MÖ 2150 -MÖ 2000 arasında etkili bir halk olduğu ve Hurrilerin Kuzey Mezopotamya, Kuzey Suriye, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Güney – Kuzey Kafkasya bölgeleri ile Karaz Kültür Bölgesi’nde yaşadıklarından bulunan çanak çömleklerinden anlaşılmaktadır.
6-Suriye- Tel Amara’da Mitanni Kralı Tushratta tarafından Subari dilinde yazılan tabletlerden de anlaşıldığına göre; Hurriler, Van Gölü’nden Habur ve Dicle nehirlerinin dağlık kısımlarıyla Toros ve Zagros dağları arasında varlık gösteren Subartu- Subaralılar denilen bir halktı.
7-MÖ 2000 yılları sonunda batıya ve güneye göçen Hurriler, Kuzey Suriye ve Anadolu’ya göç ettiler. Hurrilerin en önemli merkezlerinden MÖ 2000 Torosların eteğindeki Kuzey Suriye- Urkeş Kenti tapınak kalıntılarının Louvre Müzesin’de koruma altına alındığı belirlenmiştir.
8–Hurrileri bir Urartu beyliği olarak düşünenler de bulunmakla birlikte aslında onlar Urartuları oluşturan beyliklerden biriydi.
Tüm bu bilgiler ışığında Transkafkasya- Kura ve Aras bölgesi ile Doğu -Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde yaşayan Hurrilerin var olduklarıcoğrafyada gerek savaşçı ve korkusuz tavırları gerek uzlaşmacı yaklaşımlarıyla çağdaşı olan diğer uluslardan -Hitit, Asur, Mısır, Akad, Ugarit, Kafkas, Urartu, Mitanni vb.- özellikle dil, din, kültür açısından hem etkilenmiş hem de etkilemiş oldukları ele geçen belgelerden anlaşılmaktadır.
Özellikle (Suriye-Tel el-Hariri) Mari’de bulunan mektuplardan anlaşıldığına göre, Sümerler tarafından alınan MÖ 2100 yıllarında alınan Hurri kentleri –MÖ 2117- MÖ 2111 Utuhegal zamanında Uruk, MÖ 2029- MÖ 1982 Şulgi döneminde Ur kenti -olsa da başkent Urkeş kenti alınamamıştır. Yne bu dönmede Hurrilerin çoğunlukla Sümerlerin kontrolüne girdikleri bilinmektedir. Zamanla Sümerlerin dinsel geleneğinin takipçileri Hurriler, daha sonra kendilerine Subari- Suri diyen Akadların egemenliğine girmişlerdir.
Akad belgelerine göre Hurrilerin önemli kentleri Ceylanpınar’a yakın, Suriye’deki Halaf ve Tel Açan, Urkeş ve Nagar kentleriydi. Urkeş ve Nagar kentlerinde bulunan yazıtlardan bu kentlerin Hurrilerin merkezleri olduğu anlaşılmaktadır.
Akadlar Mezopotamya’da yayılırken başkentleri Nagar yakınındaki Hurri kentilerini alsalar da
MÖ 2190 yılında Akad Krallığı yıkıldığında Hurriler diğer kavimlerle çatışarak Mezopotamya’ya yerleşip bağımsız bir beylik olarak yollarına devam ettiler.
Uzun zaman bağımsız ve özgür bir krallık olarak bölgedeki kavimlerle çatışarak ayakta kalan Hurriler, en güçlü dönemlerini MÖ 1700 -MÖ 1500- arasında yaşamışlardır.
Hurrilerin yaşadığı topraklara- Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgeleri , Kuzey Suriye- MÖ 1600 yıllarında göç eden Mitanniler, Hurrileri batıya sürdüler.
MÖ 1600- MÖ 1500 yıllarında batıya ve güneye göç eden Hurriler, Hititlerin güney doğusunda ve doğusundaki Harran’nın tehlikeli düşmanı oldular.
Hitit kralı MÖ 1620 -MÖ 1590 I. Şuppiluliuma döneminde çatışmalar oldu ancak o ölünce içerdeki Hitit taht kavgalarından yararlanan Hurriler bir yandan Hattuşaş kadar ilerledi. Ayrıca Çukurova’da Kizzuwatna Devleti’ni kurdular. Hitit Kralı I. Zidanta’da bu devleti tanıyarak Hurri Kralı Pilliya ile barış antlaşması yaptı.
Hurriler, Hititler döneminde de Kuzey Suriye ve Doğu Anadolu’ya gelerek gerek askeri gerekse barışçık yöntemlerle yerel halklarla –çiftçiler, zanaatkarlarla- kaynaştılar.
MÖ 1200-MÖ 700 Geç Hitit dönemi sona erince halkların önemli bölümü güneye ya da güney doğuya dağılıp yerleşirken Hurriler dağlık bölgelere Van civarına yerleştiler. Van ve çevresine yerleşen Hurriler krallık olunca Asurlular tarafından Nairi Ülkesi/Krallığı olarak adlandırıldılar.
Ancak daha sonra Asur yönetimine girdiği varsayılan Hurrilerin MÖ 1100 yılında da Asur’un bir eyaleti olduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Krallık dönemleri MÖ 1500- MÖ 1250 yıllarına Anadolu’da rastlanan Hurrilere Nairiler diyen Asur baskınları artınca bölgedeki aynı soydan gelen diğer ulus, beylik, halk ve aşiretlerle birleşerek güçlenen Hurriler, 300 yıl sonraki Anadolu’da kurulacak Urartu devletinin temelini oluşturdular.
MÖ 1400 -MÖ 1250 yılları arasında Hurriler bu dönemde Anadolu’da yaşayan özgür bir krallıktı.
Mitannilerle komşu iken daha sonra onların egemenlikleri altına girerek Hurriler, Mitanni adlı güçlü bir devlet –merkezleri Kerkük- Tell-Feheriye, Şagar, Bazar, Tell Brak- ve Urfa, Diyarbakır, Mardin– olarak uzun zaman Anadolu topraklarında varoldular.
Mitannilerin komşu beyliği Hurrilerin yakınında Arzava, Kizuwatna ve Ahiyayya Krallıkları vardı.
Bölgedeki egemen güçlerden Mitanniler arasında elimine olmaya başlayan Hurriler, Anadolu’nun yerli kadim halklarındandır.
Hurrilerin Hint- Avrupa dil grubundan, semitik bir dil olan Hurrice konuştukları iddia edilse de asıl kabul gören görüş; Hattice’den farklı Hurrice’nin Kafkas diline yakın, Sümerce gibi özegeşli bir yapıya sahip Urartuca ile akraba olduğu Hititler ve Mitanniler tarafından krallık ünvanları ve özellikle günlük yaşamda kullandıkları bilinmektedir.
Bazı araştırmacılara göre Asya kökenli olduğu da varsayılan Hurrice ve MÖ 700’e kadar varlığını sürdürmüştür. Ancak yine yazılı kaynaklardan öğrenildiğine göre Hurriler özellikle Akad egemenliğindeyken Akadca yazı dilini de kullanmışlardır.
Mitanni krallığının temelini –nüfus, siyasi, dil, kültür, gelenek, din vb.– oluşturan Hurriler, Hitit kültürüyle yoğrulmuş bir halk olarak zamanla Urartu uygarlı içinde asimile oldular. Bulundukları yerden tüm Orta ve Yakın Doğu kültürlerini, Ege, Akdeniz ve Kardeniz halklarına dahi kültürel katkısı olan bir halktı.
Mitanniler (Hani- Gelbat veya Hani- Rabbat);
MÖ 2000 yılının sonlarına doğru Güneydoğu Anadolu merkezli küçük beylik ve kavimleri alan Mitanniler daha sonra Kizzuwatna dışında Hurri topraklarını alarak (Nuzi) Kerkük, Halep, Suriye-Tel el-Hariri) Mari ve Akdeniz’e uzanan birlikte güçlü bir devlet kurdular.
Zamanla Kuzey-Batı Suriye’den Doğu Anadolu’ya tüm bölgeyi egemenliklerine alan Mitanniler, Habur nehri kıyısındaki (Vaşukanni -Ṷašukanni ) Washukanni’yi başkent yaptılar.
Tüm bu toprakların genel özelliği yakınlarındaki nehirlerle kolaylıkla sulanabilmesi dolayısıyla tarıma elverişli olmasıydı. Tarımın yanında sığır, koyun, at, keçi vb. hayvanları da yetiştirmekte usta Mitanniler ,binicilik ve at arabalarıyla da çağdaşlarının önüne geçtiler.
Mitannilerin dostu Doğu Anadolu- Kizzuwatna Krallığı dışında komşuları Uğarit ve Santa arasındaki (Alalalh- Açana) Mukish, Halep, Elba, Hama, Kadeş topraklarına hükmeden Niya Krallığı idi.
Mısırlıların Maryannu- Nahrin- Mitanni dedikleri Mitannilere Hititler Hururri deseler de Mitanni Kralı Tushratta, Amarna mektuplarında ülkesinden Hani-Gel-Bat olarak bahsetmiştir.
Suriye ve Anadolu’da bir arada yaşayan Hurri ve Hititler arasındaki dostluk yanında düşmanlık ilişkileri Hurrileri içine alan Mitanniler ile de devam etti. Bu tavır MÖ 1700- MÖ 1200 yılına kadar özellikle Suriye’yi ele geçirme kavgası idi.
Mitanniler hakkında da ele geçen bilimsel kayıtlar yeteriz olsa da bazı önemli kaynaklar-Mitanni Kralları ile Asur ve Mısır kralları arasındaki Amarna Mektupları, Boğazkale’de bulunan MÖ 1345 dört tablet olarak “Mitanni topraklarının usta at eğiticisi olan Kikkuli konuşur” diye başlayan 1080 satırlık dünyanın belki ilk at eğitim kitabı ile Mintanni- Hitit antlaşması- sayılabilir bUna göre göre; Mısır ile özellikle MÖ 1479-MÖ 1425 III. Tuthmosis döneminde sürekli çatışmalar yaşayan Mitanniler, Halep’i de Mısırlılara kaptırsalar da Hititlerin yükselişiyle onlarla ittifak yapmak zorunda kaldıklar. Ayrıca Mısır’ı yanına almayı diplomatik evliliklerle destekleyen Mitanni Kralı Tushratta, kızı Taduhepa’yı III. Amenhotep ile evlendirdi. Ancak başkent Washukanni’de süren taht kavgasında Hitit Kralı I. Suppiluliuma da diğer akraba (II. Artatama) Shuttarna’yı destekleyince Mısır Hititlerle savaşmak yerine aradan çekildi.
Hititler, I. Suppiluliuma, Kizzuwatna ile de anlaşınca zor durumda kalan yönetimdeki Mitanni Kralı Tushratta bu durumdan endişe etse de geri çekilmeyip direnmeye çalıştı. Ancak Hitit Kralı I. Suppiluliuma, Mitannilere saldırıp onları yenince Kral Tushratta’nın yerine oğlu (Sattiwaza) Mattiwaza’yı kral yapınca aralarında anlaşma yaptılar.
Böylece Mısır’ın kendisine bir şey yapamayacağını anlayan I. Suppiluliuma, Mitanni başkenti
Washukanni’yı da bozguna uğratıp alarak Mitanni kentlerine yeni yöneticiler atadı. Wassukanni, MÖ 1290 yıllarında Asur kralı Adad- Nirari tarafından alınana kadar Hitit kontrolünde kaldı.
I. Suppiluliuma tarafından atanan MÖ 1344 – 1322 Mitanni Kralı Mattiwaza babası Kral Tushratta’ı öldürüp I. Suppiluliuma’nın varisi oldu.
Mitanniler zamanla Fırat’ın yukarısında Mısır ve Hitit ile beraber bölgenin en büyük üçüncü siyasal gücü oldular.
MÖ 1550-MÖ 1500- MÖ1400 -MÖ 1240 yıllarında büyük ve güçlü bir ulus olan Mitannilerin MÖ 1350 yılındaki büyük göçe Hatti, Babil, Asur ile birlikte katıldıkları bilinmektedir.
Hint- Avrupa kökenli bir kavim olan Mitanniler kendi geliştirdikleri savaş arabaları sayesinde kısa zamanda girdikleri toprakları ele geçirdikleri bilinmektedir. Sümerler gibi ahşap tekerlek yerine arabaları için manevra yapabilen tekerlekler geliştirdiler. Böylece arabalar çok daha hızlı hareket edebiliyorlardı.
Daha sonra Mezopotamya bölgesine göç eden Mitanniler, Hurrilerle karışıp kaynaştılar. Zamanla Fırat ve Dicle arasındaki Hanigalbat olarak adlandırılan bölge MÖ 1500- MÖ 1240 Hurri kültürünün devamı Mitannilerin merkezi oldu. Devletin geniş tabakasını Asya kökenli Hurriler oluştururken yönetim işini daha seçkinci Hint-Avrupa kökenli Mitanniler yapmaktaydı. Mitannilerin seçkinci nüfusu Mitra, Varuna, İndra, Nasatya gibi kendilerine ait biri dini benimsediler. Anadolu’da özellikle Dicle Ilısu Barajı’nda yapılan kazılarda Müslümantepe’de bu dine ait MÖ 1760 -MÖ 1610 tarihli tapınak ve ritüel eşyaları ile silindir mühürler bulunmuştur.
Hurri- Mitanni devleti Amik Ovası’nda MÖ 1600- MÖ 1200 yıllarında bölgenin en etkin uluslarındandı.
En güçlü dönemlerinde Mitanniler Habur, (Suriye-Tel el-Hariri ) Mari, Fırat ve Karkamış arasındaki ticari yolları ile (Musul) Ninive ve Yukarı Dicle’yi kontrolleri altına almayı başarmışlardı.
Hintçe ile akraba, doğu dillerinden birini kullanan ve resmi olarak Mitanni adını alan devlet soylularının Hurrice konuştukları, Hurrice adlar aldıkları ve Hurrice çivi yazısını kullandıkları bilinmektedir.
Amarna’daki Mitanni kralının Tuşratta’nın Mısır firavununa yolladığı, Hititlere karşı başarılarını anlattığı Hurrice mektuplarda kendinden Hurri kralı diye bahsetmesi, dönemin belki en çok kullanılan Akadça çivi yazılı tabletlerde bilinmeyen sözcüklerin Hurrice kullanılması bu duruma en iyi örnekler kabul edilmektedir.
Ancak tüm bu bilgilere karşın Hurrice tam olarak çözülebilmiş bir değildir.
Hurri- Mitanni olarak tarihte yerinde alan bu devlet MÖ 1500- MÖ 1400 yıllarında kadar Eski Yakın Doğu’nun en güçlü siyasi yapılanmalarından birini oluşturmuştur.
Daha sonra Hitit kralı MÖ 1344 – MÖ 1322 I. Şuppniluliuma başa geçince öncelikle Mitannilerin üzerine yürüyüp Kizzuwatna’yı aldı. Vaşşuganni’ye yürüyüp Hurri- Mitanni devletini ortadan kaldırdı.
MÖ 1350 yıllarında Hititler tarafından yıkılan krallık, bölgesel güç olarak MÖ 1200 yılındaki Eğe Göçlerine kadar bölgede varlık gösterdiler.
Ancak Hurri kültürünü özellikle de dilini Hitit ve Asurlular sürdürdü.
Daha sonra tekrar zayıflamaya başlayan Hititler döneminde Hurri- Mitanni devleti tekrar toparlansa da MÖ 1244 – MÖ 1208 Asur Kralı I. Tukulti- Ninurta dönemine kadar kuruldukları bölgede varlık gösterdiler.
İlk ve kurucu kralları Hurri kökenli Kirta ve MÖ 1430 sınırları Alalah, Nuzi, Assur ve Kizzuwatna’ya kadar genişleten Shuttarna, Baratarna iken II. Şattuara’nın Mitannilerin son kralı olduğu Alalah’ta bulunan mühürlerden bilinmektedir.
MÖ 1000 yıllarında Hurri-Mitanniler başta Hitit, Asur ve Urartu olmak üzere bölgedeki siyasal güçler arasında entegre oldular.
Kaynakça;
-Alpman, A. (1982). “Hurriler” Tarih Araştırmaları Dergisi. 14 (25). Ankara Üniversitesi. ss. 283 – 313 ,Mart 2021
-Yıldırım, N. (2017) ‘‘ Mitanni Kralı Tuşratta’nın Mektupları Çerçevesinde Diplomatik Evlilikler Üzerine Bir Değerlendirme’’ s. 151-16
-Ünal, A. (2002). Hititler Devrinde Anadolu1.cilt. İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları. 27 Aralık 2015.
–https://tr.wikipedia.org/wiki/Mitanni
–https://tr.wikipedia.org/wiki/Hurriler
–https://dergipark.org.tr/tr/pub/avrasyad/issue/42259/510023
–hacettepe.edu.tr/eser/27660971/hurri-mitanni-devleti
–https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-845/mitanni/
–https://dergipark.org.tr/tr/pub/kausbed/issue/88558/1580274
-https://tr.wikipedia.org/wiki/Mari_(antik_kent)